İstiklal Marşımız, yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Saldırgan düşmana karşı Anadolu�da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[26 Eki 2007 | 3 Comments | ]

Dünyanın ilk metropolisi olan Babil kralı Hammurabi (MÖ.1795-1750)’nin adıyla anılan bu kanunlar bir yönetici tarafından halka ilan edilen en eski kanun olarak bilinmektedir. Bütün ağır suçların ölümle cezalandırıldığı bu kanunlarda yer alan önemli bazı düzenlemeler arasında “kana kan göze göz” misilleme ilkesi, baktığı davalarda hata yapan hakimlerin görevden uzaklaştırılıp ağır para cezasına çarptırılmaları, yalan şahitlik yapanın ölümle cezalandırılması, suçlanan kişilerin suçsuzluklarını ispat etmeleri amacıyla Fırat’a atılmaları ve kişilerin toplumdaki statülerine göre farklı cezalara çarptırılmaları göze çarpmaktadır. Her ne kadar bu yaptırımlar günümüzde geçerli evrensel hukuk ilkelerine uygun olmasa da, Hammurabi …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[26 Eki 2007 | No Comment | ]

Malazgirt Savaşı 26 Ağustos 1071 tarihinde Alp Arslan tarafından yönetilen Selçuklular ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşmiş, Bizans İmparatorluğu’nun yenilgisi ve İmparator 4. Romen Diyojen’in esir düşmesiyle sona ermiştir.
1060’lar süresince Selçuklu Sultanı Alp Arslan Türk müttefiklerinin Ermenistan ve Anadolu’ya doğru göç etmesine izin verdi ve Türkler buralarda şehirlere ve tarım alanlarına yerleştiler. 1068 yılında Romen Diyojen Türklere karşı bir sefer düzenledi, fakat Koçhisar şehrini geri almasına rağmen yavaş ilerleyen askerleri hızlı Türk atlılarına yetişemedi. 1070 yılında Romen Diyojen, günümüzde Muş’un bir ilçesi olan Malazgirt’te Türklerce ele geçirilmiş olan bir Bizans kalesine …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[17 Eki 2007 | 5 Comments | ]

Sarıkamış Harekâtı (22 Aralık 1914), Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ve Rus Hanedanlığı arasında Sarıkamış‘da gerçekleşmiş, sonucu Osmanlı Devleti tarafı için büyük bir başarısızlık ile sonuçlanan bir askerî manevradır.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[17 Eki 2007 | No Comment | ]

15 Ekim 1582 : Avrupa’da bugün kullanılan Gregoryan Takvimi kabul edildi.· 15 Ekim 1911 : Mustafa Kemal, İtalyanlara karşı savaşmak için Trablusgarp’a gitti.· 15 Ekim 1917 : Tarihin en ünlü casuslarından asıl adı Margareta Zelle olan Hollandalı dansöz Mata Hari, Almanlar için casusluk yaptığından Fransa’da kurşuna dizilerek öldürüldü.· 15 Ekim 1927 : Mustafa Kemal Paşa, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 2. Kurultayında, TBMM salonunda milletvekillerine 1919-1927 yılları arası olayları anlatan “Büyük Nutuk”u okumaya başladı.·

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[16 Eki 2007 | No Comment | ]

TÜRK ADININ KÖKENİ
Türk Milleti’nin tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir; Türkler binlerce yıldan beri tarih sahnesinde yer almaktadırlar. Bu durum* bilim adamlarının dikkatini çekmiş ve onları Türk kelimesinin kökenini araştırmaya yöneltmiştir. Türk adının kaynağını bulmak amacıyla yapılan araştırmaların sonuçlarına dayanarak çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Kimi uzmanlara göre* Türk adına ilk defa MÖ 14. yüzyılda “Tik” veya “Tikler” şeklinde rastlanılmıştır. Bazı uzmanlar ise bu adın MÖ 14. yy.dan önce de var olduğu görüşünü benimsemişlerdir. Türkler’in binlerce senelik geçmişi göz önünde bulundurularak* Türk adının nereden geldiğine ilişkin birçok iddia ortaya atılmıştır.
Türkler’in eski …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[1 Eki 2007 | No Comment | ]

Her Ramazan’da yiyecek fiyatları yükselir, ancak işin ilginci fiyatları kimin yükselttiği
belli olmaz. Bunun en önemli sebebi de ülkemizde denetimin düzgün yapılamayışıdır. Peki
Osmanlı bu sorunu nasıl hallederdi?
Osmanlı yönetimi Ramazan gelmeden halkın 11 ayın sultanında sıkıntı çekmeden huzur içinde
Ramazan’ını geçirmesi için birçok tedbir alırdı. Ramazan’da halkın sıkıntıya uğramaması
için devletin üzerinde durduğu en önemli mesele yiyecek sıkıntısı çekilmemesi ve gıda
fiyatlarının artmamasıydı. Ramazan ayı dolayısıyla gıdaların satılacağı fiyatlar devlet
tarafından belirlenir ve bu fiyatların üzerinde satış yapılmaması için görevliler
teftişlerde bulunurlardı. Devlet tarafından tespit edilmiş gıda fiyatları bir liste
hâlinde bastırılarak dağıtılırdı.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[28 Eyl 2007 | No Comment | ]
Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.