Bir toplumda duygu, düşünce, anlatım ve kültür birliğini pekiştiren dil, bireylerin aynı sözcük ve kavramlarda buluşmasına olanak vererek, toplumları güçlendirmektedir. Yüce Önder Atatürk, öncülüğünü yaptığı çağdaşlaşma hareketinde, dil bağımsızlığını, siyasal ve ulusal bağımsızlığın ayrılmaz parçası olarak değerlendirmiştir.
Atatürk, Cumhuriyet”in ilanıyla başlayan ve Ulusumuzu çağdaş dünyanın evrensel değerleriyle buluşturmayı amaçlayan çok yönlü girişiminde Türkçe”nin yalınlaştırılmasına, dilimizin gerçek kimliğine kavuşturulmasına ve yabancı sözcüklerden arındırılmasına büyük önem vermiştir.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[19 Eki 2007 | No Comment | ]

Bir Sevda Davası
Güneş efkarlı bir yalnızlıkla çekti üzerine karanlığı dağların. Gece saklıydı dağlarda, onlar dağda bir mağarada açtılar. Uçan bir kuşu ayırıpta gökyüzünden doymayı öğretmemişlerdi kendilerine bir yavrunun umursamadan gözyaşlarını.
Elleriyle tuttu yüzünü Dilan’ın adam…
– Dilan bu geceler ki doğurur günü üzerimize. Dilan bu yol ki varır şehirlere. Daha dokunmamışken tenin tenime, gözlerin neden böylesi bir sağnağa gebe…

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[17 Eki 2007 | One Comment | ]

Mevlana, oğluna der ki:
“Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini
yüreğinde tutma!
Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!
Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!
Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen,
Fena söyleyici!
Fena öğretici!
Fena düşünceli olma!

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[1 Eki 2007 | No Comment | ]

Hasan PULUR Olaylar ve insanlar
“Biz kaç kişiyiz?”
TÜRKİYE’de okuyup yazan, ülkenin geleceğini düşünen üç beş kişi bir araya gelse, önce
“Ne olacak bu memleketin hali”yle başlar. Hikâyesi bile vardır; Türkiye’ye gelen
Amerikalı subaylar, bizimkilerle dostluk kurmuşlar, bir süre sonra rakı şişesi boşalınca,
onlar da kafa kafaya verip “Ne olacak bu memleketin hali?” diye kara kara düşünürlermiş…
* * *
BU işin şakası, ama aklı başında kim varsa, bu soruyu ciddi ciddi soruyor:
“Ne olacak bu memleketin hali?”
Böyle başlayan her lafın sonu gereken tepkinin gösterilmeyişinden yakınarak biter:
“Koyun gibiyiz kardeşim, koyun!”
* * *
Belki “22 Temmuz” seçiminden önce, böyle diyenlere …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[24 Eyl 2007 | No Comment | ]

Ak güvercinleri kapıda arama
konmuşlar pencerene
müjdeler mutlu günleri
artık farkında olsana
Sevgi kanatlarında
mutluluk gagasında
Al güvercini içeri gülüversene

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[23 Eyl 2007 | No Comment | ]

ufaçık bir zaman diliminin içinden geçerken nelere gebedir gün bilemeyiz…
ya sunacaklarını yaşayacağız tesadüf dediğimiz..ya da kendimizi bırakaçağız ne gelirse
baş göz üstüne deyip..o ufak tesadüflere boş ver deyip gideceğiz yolumuza..
böyle bir zamanda çıkmadın mı karşıma. ve ben merakımdan sormadı mı kimsin diye..?
küçücük tesadüf, kocaman dağ misali büyüyüp serilmedi mi? yollumuza..

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[16 Eyl 2007 | No Comment | ]
Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.