Berrak gökyüzü ve parlak güneş ışınlarının verdiği neşe ile arabasını sürüyordu. Yine yalnız yolculuklarından birisinin ortasındaydı. Arabasının klimasını açmış, en sevdiği şarkılardan oluşan karışık cd’sini teybine takmıştı. Çok hızlı değil, kurallar çerçevesinde olabildiğince çabuk gitmeye çalışıyordu. Yolculukların nihai amacı ulaşmak olduğu tezine inanırdı. Torpidodan güneş gözlüğünü alarak burnuna yerleştirdi. Alman sedan arabası sağlamdı. Onu almak için yıllarca tutku ile çalışmıştı. Karısı da vardı. Onu da almak için yıllarca tutku ile çalışmıştı. Sadakate tüm yüreği ile bağlı değildi ama işten veya genç sevgilisinin evinden yorgun argın evine gelince …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[16 Tem 2007 | No Comment | ]

Sokağın başında yere çömelmiş uygun anı bekliyordu. O uygun an geldiğinde, cebinden emanetini çıkartacak kurbanının muhtemelen arkadan böbreğine vurup kaçacaktı. Bu işler böyle işlerdi. Önce paralarını alıp, birilerinin böbreğine veya ciğerine bıçağı saplardı. İşi zevk için yapanlar olsa da, o zevk için değil zorunluluktan yapardı. Malumunuz, parasızlık işte. Gözü kör olsun. Sazlı,sözlü eğlencelere gitmesi, sevgililerinin onu baş tacı yapması için para denilen değiş tokuş aracına ihtiyacı vardı. Güçlü kolları ve iyi bir kondisyonu olduğundan bıçağı seçmişti. Şerefli olduğu için değil. Şerefini, çocukluğunda sokaklarda sürterken kamyoncunun teki üstüne …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[4 Tem 2007 | One Comment | ]
Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.