Sevda işte. Nasıl olduğunu bilmiyorum. Fırtınası her baharın ortasında meyveleri talana itecek, yağmurlar içinde susuz bırakacak kadar. Zalim bir şey. İnatçı güldürmemeye yeminli bir komedyen gibi…
Tüm herkese gülüşler vaat edip sahneye çıkan sahtekar ve riyakar bir komedyen. Her sahneye çıktığında çocukluğunun acılı izlerinden kalıntıları anlatan, üzerindekileri çıkaran genelde başparmağını kullanarak yaralarını işaretle gösteren bir acıtisyen…
Böyle bir kelime yok aslında ben uydurdum “teknisyen” gibi bir şey…

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[18 Eki 2007 | No Comment | ]

Ne yaprağım soldu,nede açtı.Ne mevsim vardı bu sefer,nede bir sonbahar.Ne bir sigara,ne de pencere önünde saksı.
‘’Ne ben gelebilirim sana’’ ne de sen bana.Ne o onu anlar,nede bir bir başkası seni ben gibi yaşar.
Özelliklerimi kurcalar zaman,yaşlı bir el beni sabaha kurar.Yanlız gelir ama,iki kişilik yaşar insan.
Bir mont almalısın yanına,belki de alışverişe çıkmalısın.Yada tatile.beni unutturmayacak bir şeyler yap.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[12 Eki 2007 | One Comment | ]

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, bahar mevsiminde astım ve alerjik hastalıkların daha çok ortaya çıktığına dikkat çekerek, havaların ısınması, atmosfer basıncındaki değişiklikler, havadaki nem miktarında farklılıklar ve havaya karışan bitkilere ait polenlerin bunda önemli rolü bulunduğunu bildirdi.Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, son araştırmalara göre, Türkiye’de ilkokul çağındaki çocuklarda astımın görülme oranının ortalama yüzde 10 civarında, erişkinlerde ise yüzde 5 olduğunu belirtti. Metropollerde yaşamanın bu açıdan risk faktörü olduğunu ifade eden Prof. Küçükusta, astım hastalığının, sanayileşmenin yoğun …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[30 Haz 2007 | No Comment | ]

Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum

 

Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal
gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[16 Haz 2007 | 3 Comments | ]
Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.