Ve Şimdi Soruyorum Sana ?Ve Şimdi Soruyorum Sana ?


ufaçık bir zaman diliminin içinden geçerken nelere gebedir gün bilemeyiz…
ya sunacaklarını yaşayacağız tesadüf dediğimiz..ya da kendimizi bırakaçağız ne gelirse
baş göz üstüne deyip..o ufak tesadüflere boş ver deyip gideceğiz yolumuza..
böyle bir zamanda çıkmadın mı karşıma. ve ben merakımdan sormadı mı kimsin diye..?
küçücük tesadüf, kocaman dağ misali büyüyüp serilmedi mi? yollumuza..
çıkmazların çizdiği yolda tökezlenmeden yürümek için çabalarken..
kendi içsel dünyamda ayakta kalma savaşını verirken tutundum sesine…
neydi seni bana bu denli çeken..neydi sesine tutunuşumun cevabı, o an bende bilmiyordum..
ama garip bir iç dürtüsüyle peşine takılmıştım..içimde deli çağlayanlar gün geçtikce
çoğalırken ben kıyısında dolaştığım kanısıyla sana koşuyordum..
oysa çokdan okyanus kadar derin ,dağ kadar görkemli,ve sen gibi seni yaşatan güneşe
tutunmuş bulutlara tırmanmışım..
dağlarında seni görmek için papatya toplamak..çizdiğin gökkuşağının altından geçmek
için yağmurlara dur demek..seni görmek baktığım gökyüzünde…
yüzün….bende yaşamaya başladığı an..ben çokdan sen olmuştum bile..kaçış yollarım sanaydı..
sanaydı gidişlerim..
ben şair sen şiirim olmuştun..
yazılan ve çizilen her şey seni anlatıyordu..ufacık sözçüklerin büyüsü sendin..sen olmazsan anlatımlarda, o sözcükler anlamsız kalacak büyü bozulacaktı…
şimdi soruyorum kendime..senden önce ben yaşamışmıyım diye…?
şimdi soruyorum sana cevap ne sence….?
gece sığınağımdı benim..kendimle başbaşa kalabildiğim zaman…hep geceleri sevdim..
bana benzedikleri için..arada bir yıldızlara çıkıyordum yeryüzünde yaşananları seyretmekiçin ..
ve gözlerimi kapatıyordum kutup yıldızında…
derik gecelerinin muhteşem izlerini hiç taşımadım gözlerimde onlar benden çok uzaktaydı..
ulaşılmazdı..insan bilmediğini özleyemez ki..! benim gecelerim göremediğim yıldızlarla
dolmuştu..baktığım..ama görmediğim..
şimdi soruyorum kendime..gökyüzünde ne çok yıldız varmış diye..?
şimdi soruyorum sana o yıldızları kim taşıdı gözlerime..?
çağlayanlarda dolaştım yalın ayak…ayaklarıma ulaşan serinlik geçiciydi..sadece ıslanmak
için miş ayaklarımı suya sokuşum..yemyeşil ormanların süslediği kıyı kahvelerinde bir
bardak çay içtim…şekeri bol..tadı olmayan…ve kır papatyalarının her rengini devşirdim
ellerimle vereceğim kimse olmadığından papatyaların güzelliğinde yiterek…
şimdi soruyorum kendime bu güzellikler hep varmıydı diye..?
şimdi soruyorum sana bu güzellikleri kim sundu günlerime…?
kavgalar yaşadım..kendimle…hırçın dicle bile hırcınlığım karşısında dize geldi..
sakin akar oldu..ben sen değilim diye..
ve ben bir sabah sesine tutunarak uyandım…
ve ben bir sabah senle baktım geleceğime..
şimdi soruyorum kendime sevda çalmasaydı kapını hala yaşadığını mı sanacaktın diye..?
ve şimdi soruyorum sana…senin için, ölmeye değmez mi diye..?serra

Ve Şimdi Soruyorum Sana ? yazısına ait etiketler : , , ,
Ve Şimdi Soruyorum Sana ? yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Ve Şimdi Soruyorum Sana ? Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.