Genelleme

23 Eylül 2007

Sadece Tablo

Yazar: admin | Kategori: Hayata Dair

Yaklaşık bi 10 gün önce…

Babamla küsüz, konuşmuyoruz.
İş yerinde de sıkıntı var biraz,
ev de dandik gidiyo. ulan acaip daralıyorum.. .

Ertesi gün de önemli bi gün.
İyi ya da kötü bi haber gelcek amerikadan.. . onu bekliyoruz.. .

Ama ben dayanamadım. bin tane sıkıntı. çıktım dışarı… içtim…sevdiÄŸ im 3 dostumla buluÅŸtum.. hoÅŸtu, güzeldi…

12de evde olcaktım…
öyle biliyodu sevgili… ama ı ıh.. gitmedim…
2 falandı eve döndüm…
baktım sevgili yok..
uyumuÅŸ mu? hayır.. gitmiÅŸ…
bildiÄŸin gitmiÅŸ ulan iÅŸte…
ne bileyim nereye gitmiÅŸ..
kızmış gitmiÅŸ…
oturdum bekledim sabaha kadar…
yok.. gelmedi…

Sabah ezanı okundu…
saba makamında… diÄŸer ezanlardan farklı..
“namaz uykudan hayırlıdır” diyordu…
beklemek de uykudan hayırlı mı lan diye düşünürken ben,
babam uyandı…
baktı ışık yanıyo…
tıkladı kapıyı geldi..
eline baktım sütlaç var mı diye..
bilenler bilir.. çok eskide kaldı sütlaç mevzu…
yoktu sütlaç…

geldi odaya…
önce bana baktı..
sonra aÄŸzına kadar dolu kül tablasına…
iç çekti..
geldi yanıma oturdu…küsüz kendisiyle..
ama içine doğdu bişeler ki, geldi yanıma..
elini dizime koydu..
hayırdır evlat dedi..
kapandım göğsüne, sarıldım…
başladım konuşmaya..

Baba dedim.. kadınlar… neden böyle..

kim demedi… ne oldu demedi…
gülümsedi sadece…

murad dedi..

hı dedim, murat kim..
murat deÄŸil dedi.. murad…
ikinci murad…

babam delirdi sandım…
ne diyon baba dedim içimden..
baktım yüzüne…
devam etti…

oğlu 10 yaşına geldiğinde sarayda bi harem kurdurmuş.. .
e padiÅŸah oÄŸlu… harem kurulunca bi sürü panayır, şölen…
tüm imparatorluk ayaklanmış…
diÄŸer ülkeler de hediyeler göndermiÅŸ küçük mehmetin 10. yaşında kurulan haremi için…

ben bişe anlamıyorum..
babam bunu niye anlatıyo
dinliyorum sadece…

frenk kralı, germen kralı, avusturya kralı, herkes hediye göndermiş..
malum, konu harem olunca, hediye de genç güzel köle kadınlar..
yani cariyeler…
sonra açılış saati gelmiş..
2. murad tutmuÅŸ küçük mehmetin elini, halk ve bilimum dalkavuklar arkalarında gitmiÅŸler haremin kapısına kadar…
ama padiÅŸahtan baÅŸka er kiÅŸi giremezmiÅŸ hareme..

kapıdan içeri yollamışlar küçük mehmeti…
tek başına girmiÅŸ içeri…
mehmet girmiş içeri..
ama ürkek.. binlerce kadın var içerde…
mehmet daha çocuk…

ama kadınlar birbirinden güzel…
çoÄŸu osmanlı kadını…
diÄŸerleri de hediye…
mehmet bakmış kadınlara…
sonra bi anda,
bizans kralının gönderdiÄŸi hediyeyi görmüş…
aman allah o ne…
böyle güzel bir ÅŸeyi rüyasında bile göremez kimse…
yaklaşıp dokunmak istemiş,
ama kıyamamış dokunmaya…
çıkmış gitmiÅŸ odasına…

sabaha kadar o hediyeyi düşünmüş…
aşık olmuş işte mehmet..
çocuk belki… ama aşık olmuÅŸ…
lala’sına anlatmış…
lala demiÅŸ…
alacağım onu…
alacağım…
kimseye vermeyeceÄŸim. ..
benim olacak… benim olmalı…
lala çekinmiş tabi..
soramamış kimi alacaksın diye…
istediÄŸiniz herÅŸeyi almaya allahın takdiri ile gücünüz yeter hünkarım demiÅŸ…

aradan yıllar geçmiÅŸ…
mehmet her gece bizansın gönderdiÄŸi hediyeyi düşünmüş…
yarım uykulu her gece…
yıllar geçmiş.. mehmet büyümüş..

sene 1453…

istanbulu almak için, kuÅŸatmaya gidecek ordu…
mehmet padiÅŸah ordunun başında…
sefere çıkmadan önce haremine gitmiÅŸ…
harem aÄŸasına emir vermiÅŸ.. tüm cariyelerim sırt çevirsin yoluma…
hareme geleceÄŸim, görmesin hiçbiri beni demiÅŸ…
girmiÅŸ hareme..
üzerinde zırhı, elinde kılıcı…
yürümüş… bizansın hediyesinin yanına gelmiÅŸ..
hiç biÅŸe demeden elini uzatıp bi kere dokunmuÅŸ…
sonra arkasını dönüp atlamış atına…
ya allah sefere…

ulaklardan, akıncılardan haber gelmiş..
haliç demirlenmiÅŸ.. . kuÅŸatamıyoruz istanbulu…
lala’sı geri dönelim demiÅŸ..
mehmet başlamış ağlamaya..
dönmek yok demiÅŸ…
kesin kavak aÄŸaçlarını… yaÄŸlayın, kıyıya dizin…
iterek geçireceğiz gemileri karadan..
dönmek yook!

öyle de olmuÅŸ…
malum hikaye iÅŸte..
karadan yürütülen gemiler, muharebe..
ve istanbul artık osmanlının…

sonra babam benim sigara paketimden bi sigara aldı..
yaktı..
durdu bi süre..

ee dedim.. sonra?

gülümseyip devam etti…

sonra istanbula yerleÅŸmiÅŸ mehmet…
geceleri tedbil-i kıyafet sokaklara çıkmaya baÅŸlamış lalası ile…
rumlarla osmanlılar birarada o yıllar…
alışma süreci zor tabi…
rumlara ne kadar iyi davranırsan davran, hemen vazgeçememişler kendi yaşamlarından. ..
muhabbet tellallığı, içki kumar yasak…
ama rumlar gizli gizli devam etmiÅŸler bi süre…

bi gece, mehmet yine lalasıyla gezinirken,
yollarına yaşlı bi rum çıkmış..
efendiler demiÅŸ… efendiler, çok güzel cariylerim var…
baldan tatlı ÅŸaraplarım var…
buyrun…
lala korkmuÅŸ… padiÅŸah kellesini uçuracak yaÅŸlı adamın demiÅŸ..
mehmet gülmüş yaÅŸlı adama yavaÅŸca…
güzel mi demiş cariyelerin. ..
güzellik de kelime beyzadem… kusursuzlar. .. muhteÅŸemler.. .
mehmet yine gülmüş…

rabbimin yarattığı en güzel kadına ben sahibim demiş..
ama onun bile kusuru var…
kusursuz kadın olmaz tellal efendi demiÅŸ…

rum tellal bu laf üstüne ÅŸaşırıp kalmış…
mehmet almış lala’yı dönüp gitmiÅŸler…
rum merakına yenik düşmüş..
seslenmiÅŸ arkadan…

beyzadem.. bu ÅŸiir sözler kime ait, bana adını bağışla…
dönmüşler yaÅŸlı ruma doÄŸru…

mehmet… fatih sultan mehmet…
osmanlı imparatoru mehmet…
bu da canımdan kıymetli dostum, yoldaşım lala’m…

rum şaşkınlıktan oracıkta kalmış..
padişah kellesini vurduracak.. . korkmuş çok..
ama demiÅŸ ki, madem ölecem, sorayım da merakımı yeneyim…
sormuÅŸ;!

hünkarım, rabbinizin yarattığı en güzel kadın kimdir, ne kusuru vardır.. söyleyin bana…

mehmet tekrar dönmüş ruma…
gülümsemiÅŸ…
şahadet parmağını göğe kaldırıp,
o hepimizin rabbi demiÅŸ..
yalnız benim deÄŸil…

rum tekrar sormuÅŸ..
rabbimizin yarattığı en güzel kadın… kimdir?

mehmet oracıkta durmuş bi süre..
sonra saÄŸa bakmış, sola bakmış.. gözleri dolmuÅŸ…
çökmüş dizlerinin üstüne…
aÄŸlamaya baÅŸlamış…
ne lala, ne de rum müdahale edememiÅŸ duruma…
bi kaç dakika aÄŸlamış fatih…
sonra ellerini ve kafasını gökyüzüne uzatıp haykırmış çığlık çığlığa…

aaaahhh istanbul…

kadınım…

dilini mi yuttun..

konuÅŸsanaaaaa. …

derler ki, zamanında bizans imparatoru, mehmetin haremine, soyları karışmasın diye kadın göndermemiÅŸ…

evet… bizans imparatorunun mehmetin haremine hediyesi,
saray ressamının çizdiği istanbul tablosuymuş..

iÅŸte fatih ona aşık olmuÅŸ.. istanbula aşık olmuÅŸ…
sonra gitmiÅŸ, almış…

kadınının koynunda uyumuÅŸ ölene kadar…
ama kadını ona hiç konuÅŸmamış…

ulaan dedim..
babama bak… tarih kitabı gibi..
hikaye doğrumudur, yalan mıdır umursamadım..
ama ben inandım tüm kalbimle…
ve baÅŸladım diken tüylerimle birlikte aÄŸlamaya…
babam sigarasını söndürdü…
sonra elini yanağıma koydu..

yani benim güzel oÄŸlum… bi kadını seversin…
bi kadına taparsın…
binlerce aÄŸaç kesersin, gemiler yütürüsün karadan…
dünyalara kafa tutarsın, savaşırsın…
o kadın için ölüme gidersin..
o kadını alırsın…
ama o kadın canı istemezse konuÅŸmaz sana…
kırıldıysa konuÅŸmaz…
kadınların kus! uru bu..
kadınlar üzülünce konuÅŸmaz…
alış… ama sakın ayrılma koynundan…

ben fatih deÄŸilim baba dedim…
ben mehmet deÄŸilim…
ben kusursuz kadını da aramadım…
ben savaÅŸmam… ben ölmem…
ben beceremem…

ve o gece anladım ki,
mutlu olmak için fatih olmak, deli olmak, gözü kara olmak yetmiyor…
beceriksiz olduÄŸumu o gece kabullendim ben…

ve o gece anladım ki,
hepimiz bir istanbul tablosuna aşık oluyoruz…
hiçbirimiz istanbula aşık olmuyoruz…
sadece tablo…

ALINTI……..

"Sadece Tablo" için Yorum Yok

Yorum Formu

Kategoriler

Son Yorumlar


  • bankerbilo: hadi len tembel tenekeler sizi, sizi mng holding alsın, deniz doldurmada kullansın anca orda iÅŸe yararsınız.
  • Burak: hüseyin çeliÄŸin web sitesini herkez mesaj yaÄŸmuruna tutsun.sonra zaten kendisi açıklama yapar ama doÄŸruları yazın ÅŸunun gibi af çıkmassa Ã
  • özgem: ismail yk herkes bi yana bende sana bayılıyorm ya cok tatlsın ya bi msn versen seni yakından gorsem bÅŸka biÅŸe istemiyorum.. seniii coook seviyor

Hakkında

Burayı sidebar-2.php dosyasında değiştirebilirsiniz.

Burada site ve yazarı hakkında kısa ve öz bilgi bulunabilir.

Amung

hit counter