Kavgam 2Kavgam 2


Başımı yerden kaldıramıyordum. Bir saatir yediğim dayak yüzünden salondaki halımızın kahverengi beyaz motiflerine bakıyordum. Anadolusal bir yaklaşımla tasarlandığı belliydi. Halımız el yapımı değil di. İbrahim Tatlıses’in reklamında oynadığı halı firmasının tekinden almıştık. Annemin istediği bu değildi elbette. O bir ay boyunca elinde ev tasarım dergileri ile hayalinde ki halıyı bütün Ankara’da beni de peşinden sürükleyerek aramıştı. Otuz gün sonra da hayalindeki muhteşemliğe ulaşan bir halı evren üzerine bulunmadığı için almaktan vazgeçti. Biz de babamla gidip fabrikasyon malı yeni halımızı alıp evimize getirdik. İşte ben bir saattir o halının desenine bakıyordum. Çünkü yediğim dayak yüzünden başım ağrı içinde kıvranıyordu.

Maalesef çok istememe rağmen o maço erkeklerden olamadım. Gerçekten maço olabilmek için çok uğraştım ama en fazla yapabildiğim deri mont giyip küfürlü konuşmaktı ki bunun çok etki yaratmadığını itiraf etmeliyim. Hayatımda ki tek kavgamın muhattabı, muhtemelen çok az kişinin karşılaştığı bir milletten bir insandı. Çocuğun ismi Bobo. Orta afrika ülkesi Liberya doğumlu. Babasının adı Sunny. İki yaşında ailesi ile Fransa’ya yerleşmişler. Buraya da tatile gelmiş. Uzun boylu, çok kalıplı dev gibi bir çocuktu. Sağ elinde sivri taşlı yüzüğü, kısa kestirdiği siyah saçları ve her daim gülümseyen sevimli yüzü ile aslında iyi birisine benziyordu. Zaten benim her zaman Afrikalı insanlara karşı sempatim olmuştur. Sadece kaderin kötü bir oyunu ve fazla içki yüzünden Bobo ile kavga ettik. Olayın neden çıktığını yazıp, kendimi ve onu utandırmak istemiyorum. Klasik kız yüzünden olduğunu söyleyip konuyu çabucak kapatmak istiyorum. Kavgamız oldukça kısa sürdü. Ben daha çok korunmaya çalıştım o da önce uçan tekme ile böğrüme vurdu ardından da, sağ yumruğu ile kaşımı patlattı. Ben de aparkat tabir edilen yumruk ile beyaz dişlerinden bir kaç tanesini eline verdim. Bir kaç ta sol direğim oldu ama Bobo’yu hiç bir zama gregory denilen sendeleme durumuna sokamadım.

Ama bu durum yüzünden şiddet hakkında bir şeyler yazma isteğim içimde depreşti. İnsan arkadaşını en iyi yolculukta,tatilde ve kavgada tanırmış. Kontolün çokta elimizde olmadığı bu üç durumda yanımızda gerçek destekler ararız. Çünkü yalnız hissederiz. Yalnızlığın içinde ki asıl yalnız olma duygusunu bu üç yerde içimizde duyarız. Kavgada aniden yanımızda beliren arkadaşımızı gördüğümüzde içimizde yeni mutluluklar yeni bir sevinç alemi doğar.Yaptığımız bu hayvani davranışa bir arkadaş daha bulduğumuz için Allah’a şükrederiz. Uzaklarda aradığımız ama hep içimizde ki tahtımızda oturan bastırılmış şiddet duygularını kavgalar yoluya dışarı salarız. Eğer belirli aralıklar ile dışarı salmazsak içimizde bomba gibi patlayıp bize zarar verebilir. Cinnet dediğimiz olayda bu yüzden oluyor.

Çünkü aslında her insanın içinde bir şeytan yatar. Bizim herkesten sakladığımız şeytani yüzümüz. Sakladığımız düşüncelerimiz, fantazilerimiz, en kirli, en pis rüyalarımız orada saklıdır. Oraya en sağlam kilit ile kapamışızdır ama bazen işte çıkıverir. Başkasının karısına baktığımızda veya en yakın arkadaşımızın başarısını kıskandığımızda o şeytani duygularımız ile yaparız bunları. Sevmediğimiz komşumuzun uzuvlarını balta ile teker teker kesip buzdolabında saklamak istediğimizde o içimizde ki şeytan yine oradadır. O şeytan hepimizin içinde var ama bazımız onu saklamayı başarıyor, bazısı ise başaramıyor. İşte kötü insan, iyi insan farkı burdadır. Kötü ya da iyi insan yoktur. Sadece kendini iyi dizginleyen ve dizginleyemeyen insan vardır. Bu işte biraz genlerimiz, biraz eğitim, biraz da kendi ihtiras disiplinimiz yatar. Olay bundan ibarettir. Ben meleğim, ben şöyleyim falan demeye lüzum yok.

Kavgam 2 yazısına ait etiketler :
Kavgam 2 yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

“Kavgam 2” için 1 Yorum

  1. admin dedi ki:

    Yine coşmuşsun hocam ya 🙂

Kavgam 2 Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.