Çevre BilinciÇevre Bilinci


Çevre Bilinci İnsan Olma Bilincinin Bir Sonucudur
Prof. Dr. İbrahim Ortaş,
Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü, Adana

İnsanlık Ciddi Çevre Sorunları İle Karşı Karşıyadır
Hepimiz günümüzde kuzeyden-güneye, fakirden-zengin, şehirden-köye insanın
bilerek veya bilmeyerek yaratığı ciddi bir çevre sorunu yaşıyoruz. Bu
sorunu biz insanların kendimiz ve yeryüzünü yönetmesi sorunu ile ortaya
çıkıştır. Şimdi yaşadığımız artan çevre kirliliği, su sıkıntısı, iklim
değimleri, artan kent çöplükleri biz insanların dünyayı doğru
yönetmediğimizi gösteriyor.
Bir yerde insan varsa sorunda vardır. İnsanın insan olması sorunu nasıl
çözdüğü insanın eğitimi, kalitesi ve hümanistliğini gösterir. Sorunu, ben
her şeyi iyi bilirim, benim dediğim olmazsa şiddet ve korkutarak çözerim
anlayışı yerine, sorunu yaşayan kişiler ile konuşarak, farklı sesleri de
dinleyerek insan ve doğa için doğru olanı yapmak daha akılcı ve sonuç
alıcıdır. Akılı, planlı yaşayan, ne yaptığını bilen insan için konuşmak,
tartışmak ve kafa yorarak akıl ile yol alamsı anlamlı. Bize de bu yakışır.

Çevre Bilinci Bugün Dünyanın Ajandasında İlk Yeri Almaktadır
Herkes soruna çözüm arıyor ancak yüksek kar hırsı, özelleştirme, bireysel
anlayış proje üretme ve düşünce oluşturmaya müsaade etmemektedir. Ancak
Dünya zorlu bir çağda yaşamaktadır. Artık kaçış yok.
Ya var olacağız ya da yok.
Biz var olmak için, güzel günler için var olacağız, doğanın bize sunduğu
eşsiz güzelliklere güzellik katarak geleceğimizi yarınlarımızı mutlu ve
huzurlu geçirmek istiyoruz.
Hepimiz yad ellere neden gidiyoruz, anamızdan bacımızdan kardeşimizden,
sevgilimizden ayrı kalıyoruz. Yaşamak güzel yaşamak için, yalnızca karın
doyurmak için değil elbete. İnsan 50 g peynir, bir ekmek ile gününü gün
eder, ancak yaşam bu kadar değil. Başka duyguları da var insanın. Ancak bu
duyguların yaşanması başkalarının duygularının yaşanmasına engel olmamalı.
Başkasının yaşam alanı engellenmemeli. Çok kazanmak için doğayı tahrip
edecek projelere girişmemek gerekir. İnsanlık birkaç yüzyıllıdır ciddi
biçimde insanın temel ihtiyacının dışında pazara yönelik üretim yapmakta ve
kara yönelik çalışmaktadır. İnsan kazanmalı, ticaret yapmalı ancak, doğayı
tahrip ederek, diğer insanın ve doğanın yaşam alanlarını tahrip
etmemelidir. Milyonlarca insanı yerinden yurdundan edip kentlerin
etrafındaki gettolara sıkıştırmamalı. İnsanın doğasında kopması, zor
koşullarda yaşaması insanı insan yapmaz, insanı daha tutucu, daha radikal
anlaşılmaz durumlara getirmektedir. Bugün büyük kentlerimizde gördüğümüz
manzara bunun gösteriyor.
İnsanın kırsaldan koparılıp pazar için kentlere sıkıştırılması, beraberinde
ciddi barınma, yiyecek ve sonuç olarak ta artıkları da doğurmaktadır.
Artıkları bugün uzaklaştırılacak alan aramaktadır. Geçmişte düşünülmeyen bu
sorun 1900 yıllardan sonra büyük kentlerin başına bela olmaya başladı. Bu
konu şimdi fakülte ve enstitüler altında değişik disiplinlerde bilimsel
olarak çalışılmaktadır. Halen arzu edildiği gibi bir sonuca varılmış
değildir. 7 Milyon insanın günde ortalama kişi başına 1 kg çöp ürettiği ve
üretilen çöpün bertaraf edilmesi için yeni yöntemler üzerinde çalışmamız
gerekir.

Narlı ve Çevresi köylüleri Güzelleştirme Derneği Çevre ve Çöp Bilinci
Oluşturuyor.
Bugün hepimizin kabul ettiği en basit ve etkili yöntem çöplerin yerinde
ayıklanması ve ayrıştırmasıdır. Bu bir bilinç gerektirir. Bu konuda Narlı
Pazarcık Köyleri Çevreyi Güzelleştirme Derneği büyük ödüle değer iş
yapmaktadır. Bu işi başından beriye ciddiye alan köylüler ve çaba gösteren
gönüllü çevreciler her türlü övgüye değer çalışma gayreti gösteriyorlar.
Yurtiçinde ve dışında toplantı yaparak duyarlılık gösteriyorlar, ilgilileri
harekete geçiriyorlar. Bizleri diğer bilim adamlarını sorululuğa davet
ediyorlar.
Hepimizin talep ettiği çevre bilinci kolay gerçekleşen bir olgu değil.
Ancak Narlı ve çevresi köyleri bu bilinci sağlayabilmektedirler. Geçen sene
ve bu sene yurtdışında ve Narlıda düzenlene miting ve toplantılar ile
köylülerimizin yaratığı Atatürk Ormanlığı ve koruluğu buna en güzel
örneklerdir. Bundan böyle de söz ile değil, özde çevreciler olarak,
birlikte yaşamak, güzel günler yaratmak, stressiz temiz bir ortam için hep
beraber diyelim. Bunu önce bu bölgede yaşayan güzel pak, masum insanlar
hake diyor. Bu bölgedeki köylülerin çabalarının boşa olmadığını ve bir gün
mutlaka karşılığını bulacağını biliyorum. Çünkü insanlık artan çevre
kirliğinin sağlığını tehdit ettiğini görmüştür. Kentlerin çevre konusundaki
en ciddi sorunu ise çöp olgusudur. İnsan artık çöp olgusu ile yüzleşmiştir.
Ülkemizdeki 3300 belediyeden anacak 21 tanesi ancak çöp depolama sorunun
çözebilmiş. Diğerleri halen yığınlama yöntemi ile boş alana
bırakmaktadırlar. Kentlere yakın alanlara bırakılan çöplerden yayılan
kokular kilometrelerce uzaktaki insanları rahatsız etmektedir.

“Bir Şeyi Nasıl Görmek İstiyorsan Öyle Bırak”
Önce Biz Talep Edenler Çevreyi koruyalım.
Ahlakta en önemli ölçüt, “bir şeyi nasıl görmek istiyorsanız öyle bırakın”.
Bizde özde çevreciler olarak görmek istediğimiz ortam uygun olarak her
alanda çevre bilincine uygun davranışlar içinde olacağız. Bizler her yönü
ile çevre kirliliğine karşı duyarlı olacağız. Narlıdaki mitingden sonra
kişilerin, çöplerini toplamaya kalkması çok anlamlı. Biz örnek olacağız,
başkasından da bekleyeceğiz.

Ülkemizde Çevre Bilinci Gelişiyor
Narlı ve çevresi gibi verimli ve bereketli topraklarda üretmek ve ürettiği
ile mutlu olmak zorunda olan çiftçilerimizin kendi özgür topraklarda ve
başı dik olarak yaşamsı için başta devletimizin ve bizlerin yarımcı olması
gerekir. Bu insanların uzun süredir yaşadıkları toprakları çöp depolama
alanı olarak kullanılması, onları ortamdan koparacaktır. Doğal alanlarından
koparılması ve kentlerin varoşlarına sıkıştırılması bildik görüntülerin ve
sorunların artmasından başka işe yaramayacaktır. Hele bu insanlar son
derece saf, iyi niyetli çok olup biteni bilmeyen insanlar ise onların bu
iyi niyetini de istismar etmemek gerekir. İnsanların yaşadığı ortam bir
taraftan çöp yığını diğer taraftan çimento fabrikaları kurarak insanların
yaşam alanlarını daraltmanın çok yaralı olduğunu düşünmüyorum. İki devasal
çimento fabrikası bir taraftan, diğer taraftan çöp depolama alanı Narlıyı
nefes alamaz ve yaşayamaz duruma getirecektir.

Çöp ve Fabrikaya Karşı Değil, Yerine Karşı Çıkalım
Bölge köylüleri ve duyalı yurttaşlar olarak çöp gerçeğini kabul ederek
mutlaka bir yerlerde depolanmasının önemini kavrayarak uygun yer seçiminin
yapılmasını önerelim. Ayrıca çimento fabrikaları için insandan ari
alanların belirlenmesinin daha akılcı ve sağlıklı olacağını belirtelim.
Kendi ellerimizle kendi doğamızı kirletmek yerine, daha uygun, doğaya ve
insan daha az zarar verecek alanları seçelim önerisini ilgililere iletelim.
Birlik olalım diri olalım, bir elin nesi var iki elin sesi var anlayışı ile
bir araya gelelim ve kendimize neyi sorun görüyorsak onu hep beraber
çözelim.

Ne yapmalı, Ne Yapılıyor
Bu konuda ülkemize öncü olacak çalışmalar yapmak, sizler ve bizler için
yaşadığımız topraklarda çok uzaklardan getirilmek istenen ve evimizin
başucuna konuşlandırmak istenen çöp yığının karşı verilen bu mücadeleyi
kırmadan dökmeden hukuk yolu ile çözmek için benimde katkılarımla
hazırlanan ve Kahramanmaraş Milletvekilimiz Sayın Durdu Özpolat’ın sayın
Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın yanıtlanması isteği ile TBMM Başkanlığına
verdiği sorgulama önerisi aşağıdadır.

Başbakanın Cevaplaması İstenen Sorulan Önergesi

Kahramanmaraş Valiliğinin 25.11.2004 tarihinde almış olduğu karar gereğince
Kahramanmaraş ili çevre ilçe ve Belde Belediyelerinin çöp ve katı atık
düzenli depo alanı olarak il merkezine 35 km. uzaklıkta ve yeni
ağaçlandırılan, yeraltı su kaynaklarının üzerinde ve yerleşim alanlarının
çok yakınında olan Pazarcık ilçesi Denizli Köyü Bölükçam Tepesi
belirlenmiştir.

1. Söz konusu bölge çöp depolama alanı olarak belirlenirken çevreye, insan
ve hayvan sağlığına etkileri araştırılmış mıdır? Başta bölge halkı olmak
üzere kimlerin görüşü alınmıştır?
2. Yerleşim yerlerine yakın olması nedeniyle insan ve hayvan sağlığına
olumsuz etkisi, ağaçlandırma alanlarına zarar vereceği, çevrede
yaşayanların bu alana çöp dökülmesinin zararlı olacağı açıkça ortada iken
neden ısrar edilmektedir? Öneri olarak insan yerleşkesinden uzak Ahır
dağının arka yüzü çöp depolama konusuna uygun olup olmadığı araştırılmış
mıdır?
3. Çöp alanı olarak tespit edilen bu alanın faaliyete geçmesi ile ilgili
ihaleler Yeni yurt, Abbaslar, Halka çayırı, Alibeyuşağı, Denizli, Çınarlı,
Maksutuşağı Muhtarlıkları ve Narlı Belediyesinin Çevre ve Orman Bakanlığı
aleyhine açmış oldukları davaların sonuçlanması beklenecek midir?
4. Her bakımdan birçok olumsuz etkisi olacak bu karar Anayasanın 56.maddesi
ve Uluslar arası Çevre Örgütlerince alınan kararlara uygun mudur?
5. Çevre ve insan etkileri göz önünde bulundurularak, modern ve AB
standartlarında herkesin görüşü alınarak yeni bir çöp toplama alanı tespit
etmeyi düşünüyor musunuz?
6. Bölgenin Jeolojik, Jeomorfolojik ve Hidrolojik etütleri yapılmış mıdır?.
Çöplerden drenajla oluşacak sızıntı sularının taban sularına karışma
ihtimali var mıdır, varsa bunun toplum sağlığına uzun süreli etkileri
hesaplanmış mıdır?
7. Söz konusu belediyeler çöplerini yerinde ayrıştırma, dönüştürme ve
depolamayı düşünüyor mu? Bu konu ile ilgili gerekli finansman hangi
kaynaktan ve nasıl saplanabilecektir?
8. Depolanacak çöplerin tekrar kazanılması, kompost ve organik gübre
yanında enerji elde edilmesi ile ilgili herhangi bir ek tesis kurulacak
mıdır?
9. Söz konusu verimli toprakların bulunduğu ve ilimizin en üretken
beldesine “yığın yönetimine göre” çöplerin istiflenmesi anlayışının çağdaş
Türkiye portresi ve AB çevre mevzuatı ile ne denli uyumluluk göstermektedir?
10. Avrupa Birliğine girme hedefinde olan ülkemizde halka ve çevre etki
değerlerine rağmen bu projede neden ısrar edilmektedir? Bu projenin çöp
depolama ihalelerini alan aracılar ile ilgili rant ilişkisi var mıdır?

Benimde hazırlığında yarımcı olduğum ve sorulmasını istediğimiz soruları
çevre bilincini benimsemiş ve duyarlı her yurttaşın soracağı sorulardır.
Çağdaş bir ülkede, bütün bu soruları hepimizin kendi kendimize sorması ve
cevabını verebilmesi gerekir. Yetkililerimizin, planlama öncesinden bu tür
soruların sorulacağını bilerek ve çağımızı iyi analiz ederek, Türkiye gibi
doğası kirletilmeyiş bir alanı koruyarak sürdürülebilir bir anlayışla
geleceğe taşıması gerekir. Çöp ve çimentoya kaşı değil, yer seçiminin
yanlış olduğunu, ilgililerin sorunu bir kez daha değerlendirmesi dileği
ile.

insanın doğa ile barış içinde yaşadığı nice
günler dileği ile

Çevre Bilinci yazısına ait etiketler : , , ,
Çevre Bilinci yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Çevre Bilinci Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.