Beyin ve nöroterapiBeyin ve nöroterapi


Beynimiz mikrovolt düzeyinde elektrik akımı ile çalışır. Kalp sürekli çalışarak bedenimizde kanın dolaşımını sağladığı gibi beyinde sürekli çalışarak vücudumuzu kontrol eder. Bu kontrol sayesinde hareket ederiz, düşünürüz, işitir, görür, hissederiz. Beynin çalışması bozulduğunda bu işlevlerde bozulabilir.

Beyin çalışma bozukluğunu basit bir biçimde “hassasiyet” olarak nitelendirebiliriz. Beyinle ilgili olan yakınmalar bize beynin hassas olan bölgeleri konusunda ipucu verir. Örneğin alın (prefrontal) bölge hassasiyeti olan kişilerde günlük hayatın düzeni ve içgörü bozulur, tepkiler kontrol edemez aşırıya kaçarlar. Dikkat eksikliği, şaşkınlık, işleri ağırdan alma, karar verme ve yargılamada zorluk, sosyal ilişkilerde gerginlik (anksiyete) sıklıkla görülen belirtilerdir.

Öğrencilerde sınav gerginliği, sınava iyi hazırlansalar bile (anksiyete) görülür. Dikkat gerektiren sosyal durumlarda dikkat eksiklikleri, dinleme ve anlama sorunlarını beraberinde getirir. Konuşurken ve dinlerken anlık boşluklar hissedebilirler. Sorun erkekte ise kadın tarafından duygularını paylaşmadığı suçlaması yapılır. Kadınlar eşlerinin duygusuz ya da soğuk olduğundan yakınırlar.

Bu bölgenin limbik sistem denen ve duygularımızı kontrol eden beyin bölgesi ile yakın ilişkileri vardır. Prefrontal bölgede yer alan hassasiyet dolayısıyla depresyonun gelişmesine kolaylık sağlayacaktır.

Özetle, beyinde hassasiyetler sonucu gelişen yakınmalardan örnekler verelim; Dikkat eksikliği, işe yoğunlaşmada güçlük, unutkanlık, hatırlamakta zorluk, gerginlik hali, kolay sinirlenme, duygu ve düşünceleri ifade etmede güçlük, çok hayal kurma, sıkılganlık, tembellik, aceleci, tez canlı, sabırsızlık, düşünmeden konuşma, konuşurken sıkça söz kesme, abartmak, yalan söylemek, sınav anksiyetesi, öğrenme zorluğu, zamanı iyi kullanamama, geç kalma, işleri ağırdan alma, karar vermede zorluk, muhalif ve tartışmacı olmak, hayata olumsuz bakma, olayları kötü tarafından görme, tekrarlayıcı düşünce ve hareketler, bir fikri aklından çıkartamama, sabit fikirli olma, fobiler (uçak, kapalı yer, kalabalık, yükseklik korkuları), hastalık hastası olma, panik, motivasyon ve enerji azlığı, aşırı motivasyon, işkolik olma, ilgide azalma, uyku bozuklukları, iştah bozuklukları, cinsel bozukluklar beyin hassasiyetleri sonucu vücudun çalışması da etki altında kalır ve aralıklarla ya da uzun süreli olan yakınmalar ortaya çıkar:

Baş ağrısı, baş dönmesi, boyun, sırt ve bel ağrıları, yaygın vücut ağrıları, ateş basmaları, el ve ayakta yanmalar ya da soğumalar, titremeler, uyuşmalar, mide ağrısı, hazımsızlık, aşırı terleme, kadınlarda adet düzensizliği, uykuya dalarken istemsiz bacak hareketleri ve ağrılar, tikler, kulak çınlaması.

Bütün bu yakınmalar hafif ya da şiddetli olabilir. Klinik çalışmalarımızda sıklıkla bu yakınmaların en az ikisinin birlikte olduğu görülmektedir.

Beyin hassasiyeti nedenleri

1. Genetik: Fiziksel özelliklerimizde olduğu gibi beyin çalışma özellikleri ve bazı hastalıklara yatkınlığın olması genetik kontrol altındadır.
2. Doğum esnasında gelişen olaylar: Zor doğum (boyna kordon dolanması, makat gelişi, aletli doğum), yeni doğan döneminde uzamış sarılık
3. Anne sütü almamak
4. Beyni etkileyen ateşli hastalıklar
5. Kafa darbesi: Gözden sıklıkla kaçan önemli bir faktördür. Şiddeti az ya da çok olsun kafa darbeleri beyin hassasiyetlerini önemli ölçüde arttırabilir.

Beyin hassasiyetleri, belli bir süre içinde olgunlaşarak ya da beyni etkileyen bir olay sonucu ortaya çıkabilir. Hassasiyeti ortaya çıkartan en önemli neden üzüntü, sıkıntı, strestir.

Yaşanan sıkıntılar sonucu ortaya çıkan yakınmaların “stresten” olduğu söylenir. Ancak unutmamak gerekir ki her stres yakınma yaratmaz. Yakınmaların ortaya çıkması için beyinde önceden var olan bir hassasiyetin bulunması gerekir.

Bu durumda olan hastalara stresten uzak durması gerektiği söylenir. Şüphesiz ki stressiz hayat düşünülemez. Önemli olan beyindeki hassasiyeti ortadan kaldırmaktır. Gerçek tedavi böyle sağlanabilir.

Nöroterapi tedavi yöntemi, beyinde yer alan hassasiyeti tedavi ederek yakınmaları ortadan kaldırmayı amaçlar. Amaç geçici iyilik hali değil, kalıcı çözüm yaratmaktır. Çünki, hassasiyeti tedavi edilmeden sadece yakınmaları geçirilen hastaların beyindeki hassasiyetleri kalıcı olacak, gelecekte karşılaşacakları stresli durumlarda yakınmalar tekrar ortaya çıkacaktır.

Beyin hassasiyetine bağlı gelişen ve nöroterapiden fayda gören hastalıklar:

* Migren
* Epilepsi
* Depresyon
* Anksiyete bozuklukları
* Öğrenme güçlüğü
* Dikkat eksikliği ve / veya hiperaktivite
* Fibromiyalji sendromu
* Huzursuz bacak sendromu
* Parkinson ve Alzheimer hastalığı erken dönemi
* Hafif kuvvet kaybı olan felçler
* Premenstrüel sendrom
* İnsomnia

Nöroterapi

30 yıl kadar önce ABD’nde başlayan yöntem bugün özellikle batılı ülkelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yaşantımız boyunca elde edilen deneyimler beynin öğrenme gücü ile ilişkilidir. Bu güç beyinden kaynaklanan hastalıkları tedavi etmede kullanılabilir. İlaçların kimyasal olarak gösterdikleri etkiyi nöroterapi öğrenme yoluyla elde etmeye çalışır.

Öncelikle beyin elektriksel aktivitesi ölçülerek hassasiyet olan bölgeler belirlenir. Bunun için QEEG ile beyin haritası çıkartılır. QEEG sonucu bize beynin hangi bölgelerinde nöroterapi uygulanacağını gösterir. Tesbit edilen bölgelere elektrot bağlanır. Diğer ucu nöroterapi aletine bağlıdır. Alet monitöründe çalışılacak olan bölgenin özellikleri kişiye gösterilerek hedef belirlenir. Seanslarla belirlenen hedefe ulaşılmaya çalışılır. Bir bölge için 4-12 seans uygulanır. Her seans 30 dk. sürer. Bu süre sonunda beyin çalışma özellikleri istenen düzeye getirildiğinde ilgili bölgeye ait yakınmada düzelme görülür.

Nöroterapinin ilaç tedavisinden üstün tarafı, yan etkisinin olmaması, bozuklukları lokal olarak düzeltebilmesi ve ilaç tedavisinden çok daha fazla kalıcı etki yaratmasıdır. Ayrıca ilaçların tedavi edemediği durumlarda da etkili olması nöroterapinin önemli bir üstünlüğüdür. Dezavantajı ise SSK, E.S., Bağkur gibi kurumlar tarafından masrafının karşılanmamasıdır.

Uluslararası nöroterapi derneğinin internet site adresi www.isnr.org Türkçe nöroterapi sitesi www.noroterapi.com adreslerinden ayrıntılı bilgi ve referanslara ulaşılabilir.

QEEG

Ölçülen beyin dalgalarını analiz eden programın ismidir. Klasik EEG’den farklı olarak QEEG’de yapılan ölçüm çok daha hassastır. QEEG’de beyin dalgalarının net ve doğal olarak kaydedilmesi amaçlanır. QEEG raporu ile 1-40 Hz arası beyin dalga özellikleri net olarak ortaya çıkar. Artan ya da azalan dalga şiddeti hassasiyeti gösterir. Daha önce çekilen ve programın databank’ında yeralan normal ve anormal olan QEEG kayıtları ile çekimi yapılan kayıt, aynı yaş ve cins özelliklerine göre karşılaştırılır. Normal popülasyona göre artan ya da azalan hassasiyetler belirlenir. Bu karşılaştırmalar sonucu ayrıca kafa travması hassasiyet endeksi, IQ endeksi ve çocuklar için öğenme güçlüğü endeksi belirlenir. Endeksler hem durum tesbiti hemde nöroterapi etkinliği yönünden takipte faydalıdır.

Performans artırma

Beyin işlevlerini güçlendirerek iş ve sosyal alanda daha başarılı olmak için nöroterapi uygulanabilir. Bu yöntem ile öğrencilerin okul ve sınav başarıları, sporcu ve sanatçıların performansı, yöneticilerin iş becerileri artırılmış olur. Bilinen örnekleri vermek gerekirse ABD’de okullarda kurulan seans salonlarında öğrenciler nöroterapi almaktadır. Japon iş adamları işyerlerinde uygulamaktadır. İtalyan milli futbol takımı 2006 dünya kupası öncesi nöroterapi aldıkları bilinmektedir. İngiltere’de Prof. John Gruzelier klasik müzik yorumcularıyla yaptığı performans artırma çalışmalarında belirgin başarı sağlamıştır.

Dr Güçlü ILDIZ
Nöroloji Uzmanı
Ayrıntılı bilgi ve sorularınız için www.beyindoktoru.com
16.07.2007

Beyin ve nöroterapi yazısına ait etiketler : , , , , ,
Beyin ve nöroterapi yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Beyin ve nöroterapi Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.