Atatürk’ün Sanata Verdiği ÖnemAtatürk’ün Sanata Verdiği Önem


Genç Mustafa Kemal Samsun’a çıktığında ve Kurtuluş Savaşı için başlama gongunu çaldığında ne arkasında donanımlı, tam teçhizatlı bir ordu, ne bir büyük rütbe, ne bir dini sıfat, ne de tonlarca külçe altın vardı. O yalnız bu büyük manevrayı beraber örgütleyeceği halkına güveniyordu. Onlarla beraber adım adım, tırnaklarıyla toprağı kazarak, tarihin akış yatağını değiştireceği unutulmaz hamleleri hazırlayacaktı.
Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’dan Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihine kadar geçen o kısa sürede halkıyla beraber yükseldi ve onlarla birlikte tarih yarattı. Cumhuriyet’in kurulması yolunda seve seve canını veren bu isimsiz kahramanlar halkın ta kendisiydi.
Cumhuriyet’in temel harcını koyan bu insanlarla Mustafa Kemal arasında oluşan bu güven ve dayanışma paha biçilmez bir zenginlikti. Belki bu yüzden de Ulu Önder dünyada başka hiçbir devrimcinin girişemeyeceği boyutta değişimleri inanılmaz kısa sürede yaşama geçirmeyi başardı. Kıyafet Devrimi, Harf Devrimi, Medeni Kanun, Anayasa bu inanılmaz atılımın ilk akla gelen öğeleri oldu. Zaten Mustafa Kemal her kararını, her eylemini, her devrimini de kurduğu mecliste halkın temsilcileriyle tartışarak, oylayarak, demokratik olarak kabul ettirerek gerçekleştirdi. 2. Cumhuriyetçilerin iddia ettiği gibi hiçbir atılım tepeden inme ve zorlamayla olmadı.
“Fuad, eğer matematiğin üzerinde durduğum kadar şiir ve resmin üzerinde dursaydım, Harbiye’de dört duvar arasında kapanıp kalmazdım. Mehtaplı gecede okuldan kaçıp buraya gelir ve şiir yazardım. Sabahleyin ortalık aydınlanır aydınlanmaz da resim yapmaya başlardım”
Lord Kinross’un kitabından yaptığımız bu alıntı, Mustafa Kemal’in her şeyden önce bir birey olarak sanata ne kadar yakın durduğunu bize en iyi anlatan verilerden biridir. M. Kemal içinden çıktığı Osmanlı İmparatorluğu’nun düşüş nedenleri arasında kültürel temele dayalı olanları çok iyi görmüştür. “600 yıllık Osmanlı döneminin son 300 yılı yenilgi ve çöküntülerle geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıl boyunca egemenlik kurması hep onun büyük örgütlenme gücünde ve hukuk düzeninde görülür. Ama Osmanlı’nın o görkemli fütuhat döneminde Avrupa’nın ortaçağ düşüncesi içinde olduğu, yani Osmanlı karşısında güçsüz kaldığı düşünülmez; Rönesans’la birlikte Avrupa uyanıp bilim, sanat ve teknik alanda büyük ilerleme yaparak güçlenince, ona ayak uyduramayan Osmanlı Devleti’nde de yenilgi ve çöküntüler başladığı nedense görülmez. Avrupa’da bilimsel düşünüş daha önce başlamış olsaydı, o ‘mükemmel teşkilat’ işe yarar mıydı acaba? Avrupa’nın teokrasi içinde olması yüzünden bilimsel düşünüşü gerçekleştirememesi ve bilimin gelişmemiş olması Osmanlı fütuhatlarına karşı durmasını engelleyip geciktiriyordu. Ancak yeniden doğuşla birlikte uyanan Avrupa, bilimsel kültürel gelişmesiyle Osmanlı egemenliğini kırabilmiştir”.[1]
M. Kemal her şeyden önce büyük bir asker, devlet adamı, diplomat olmanın ötesinde, büyük bir kültür devrimcisi ve gerçek medeni bir ‘rafine sanatsever’, mükemmelliyete erişmiş bir ‘Aydınlanma Dehası’dır. Hayatının her noktası ve vücudunun her zerresiyle Atatürk ömrü boyunca her fırsatta sanata ve sanatçıya yakınlığını en açık şekilde ortaya koymuştur. 1919’da Ankara’da yerleştiği bağ köşkünün oturma odasında Molteke’nin alçıdan bir büstü ve Bonaparte’ın aynı büyüklükte yarım bir heykeli vardır. Kendisi cephede bile her fırsatta Alphonse Daudet, Rousseau ve Tevfik Fikret gibi birçok Türk ve yabancı yazarı okuyacak kadar kendini edebiyatla ve kitaplarla geliştirmeye açık tutmuştur. Ayrıca, hangi zor şartlar içinde yaşarsa yaşasın, Mustafa Kemal daima bulunduğu ortamın en şık giyinen insanı olmuştur. Adeta bir moda tasarımcısı veya bir karizmatik manken gibi iddialı ve temiz giysilerini taşır. [2]
Sürekli olarak kütüphanesi ve ansiklopedileri, dil kitapları ile kendini geliştirmesi, dansı ve güzel içkileri, sohbeti sevmesi onu bir yaşam artisti haline getirmektedir. Paris, Berlin, Viyana ve Sofia’da bulunmuş olmak, ileri uygar toplumların yaşayış stilini yakından görmek, Mustafa Kemal’de büyük bir imrenmeyle beraber, bu toplumların seviyesini Türkiye’de aşma arzusu yaratmıştır.
Dolayısıyla Alman şehirci Jantsen’i getirterek Ankara’ya çağdaş bir görünüm veren M. Kemal, ayrıca daha Cumhuriyet’in ilanından bile önce, 1 Mart 1923’de bu konuda hedeflerini ortaya koymuştur: “Vatanın önemli merkezlerinde modern kitaplıklar, konservatuvarlar, müzeler, güzel sanatlar sergileri kurmak, bütün ülkeyi basımevleri ile donatmak”.
Bu önemli karar lafta kalmadı ve uygulamaya hemen geçildi. Sonucunda da 1923’de Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi kuruldu, bunu Antalya, Bursa ve Edirne Arkeoloji müzeleri izledi. 1 Nisan 1924, Topkapı Sarayı eşyaları ile müzeye çevrildi. 24 Kasım 1934’de Ayasofya, 1925’de Eski Şark Eserleri Müzesi, 1926’da Konya Mevlana, Tokat, Amasra ve Sinop Müzeleri, 1927’de İslam Eserleri Müzesi, İzmir, Sivas, 1929’da Kayseri, 1931’de Afyon Müzesi, 1934’de Efes, Diyarbakır, 1935’de Manisa, Silifke, Isparta, 1937’de Dolmabahçe Sarayı’nın bir bölümü Resim ve Heykel Müzesi olarak düzenlendi.
Oldukça tutucu bir yapıda olan o günkü toplum yapısını çağdaşlaştırmaya gayret ettiği günlerde, ilk meclisinde bir hoca mebus “Bu asri kelimesi ne demektir?” diye sorunca, reis yerinde bulunan Mustafa Kemal “Adam olmak demektir hocam, adam olmak” der.
Birçok ressamla tanışmış, onlarla yakın dostluklar kurmuştur. “Büyük Sanatçı” olarak nitelediği İbrahim Çallı’yı defalarca sofrasına davet etmiştir. Mihri Müşfik hanım ise, en sevdiği portresini yapan ressamdır.
M. Kemal sanatçının neyi nasıl yapması veya yapmaması konusunda hiçbir baskı veya tavır koymaz. Onun kafasındaki sanatçı, tabii ki dokunulmazlığı olan ve her şeyden önce özgür olan bir yapıdadır. Bir istisna anektodu ise şudur: Bir Yunanlı’nın göğsüne süngüsünü saplayan Mehmetçik’i betimleyen bir tablonun kendisine gönderilmesi üzerine “Kapatın ve kaldırın şunu… Ne iğrenç bir manzara, gönderenin şaşarım aklı perişanına” diye tepki gösterir.
O bir sanat eserinin bile uluslararası dostluklara ve barış kavramına karşı gelmesine müsamaha gösteremeyecek kadar temiz ve tutarlı bir çizgide kalacaktır.
Cumhuriyet’in 10. Yılı’nda Anadolu’ya “Yurt Gezileri” adı altında ressamlar gönderilir. Yapılan resimler, Ulus’ta 1947 yılında yanan Eski Maarif Vekaleti binasının çatı katında “Türk İnkılap Sergisi” adı altında sergilenir. Açılışı bizzat kendi yapar. Saatlerce sergide kalır. Tüm resimleri dikkatle inceler. Sergide Çallı İbrahim de vardır. O’na “Efe hiç böyle örtü üzerine oturur mu” ya da “Nerede bu üçünün (efelerin) atları?” gibi sorular yöneltir. Aslında sanatçıların işlerine hiç karışmaz.[3] Amaç, onların şevkle çalışmasıdır. Sergilerdeki yapıtların alınması için çevresine önerilerde bulunur.
O’nun yarattığı yeni Ankara, sanatçıların uğrağı olur ve sonunda 1929’lardan bu yana bu yeni bozkır kentine yerleşmeye başlarlar.[4] Atölyelerin harıl harıl çalıştığı görülür. Yabancı heykelciler de çağrılır.[5] Yarışmalar düzenlenir. Binalara sanat yapıtları girmeye başlar. Cadde ve meydanların heykellerle donandığı görülür. Sanat sergileri başkentte birbirini izler.
Bütçesi 198 milyon iken, 1927’de 4. Ankara Sergisi’nde “Maarif Vekaleti”nin aldığı 34 tablo karşılığı 2300 TL. ödenmiştir. Bugünkü bütçeyle oranlarsak 2 trilyon eder. Ülke, savaştan çıkalı henüz 5 yıl olmuştur.[6] Bunu günümüzün sanata ve sanatçıya tek kuruşluk bir katkı yapmaktan kaçmak için olmadık kılıflara bürünen çağdaş (!) devlet anlayışı ile Büyük Önder’in tavrını kıyaslayabilir misiniz?
Atatürk’ün özel ilgi alanlarından birisi de arkeoloji olmuştur. Türk kültür varlıklarının kazılarla gün ışığına çıkarılması, korunup sergilenmesine, tarih için bir belge olarak kullanılmasına büyük önem vermiştir.[7] Alacahöyük, Eti Yokuşu gibi kazılara bizzat katılmış, tiyatro, müzik, Karagöz, halkoyunları gibi güzel sanatların bütün alanlarıyla yakından ilgilenmiştir.
Tiyatroya ve sinemaya verdiği önem de son nefesini verdiği yıla kadar hep gündeminde kalmıştır. Muhsin Ertuğrul, Bedia Muvahhit gibi isimlerin birçok oyununu takip eden Atatürk, sinemanın da parlak geleceğini keskin zekasıyla en başında tespit etmiştir:
“Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini tanımalarını, sevmelerini temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş ve düşünüş farklarını silecek; insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır. Sinemaya layık olduğu ehemmiyeti vermeliyiz…”
Cumhuriyet’in kurulduğu yıl, 1923’de Bursa’da yaptığı bir konuşmada, kelimelerin üstüne basa basa heykelin ülkenin sanatla olan ilişkisindeki yerini vurgulamış, dinimizin canlı tasvir yapmaya ve heykel dikmeye karşı olduğunu öne sürenlerin yanılgı içinde bulunduğunu vurgulamıştır:
“Dünyada medeni, ileri ve olgun olmak isteyen herhangi bir ulus, mutlaka heykel yapacak ve heykeltraş yetiştirecektir. Anıtların şuraya buraya tarihi anılar olarak dikilmesinin dine aykırı olduğunu iddia edenler, din hükümlerini gerektiği gibi araştırıp incelememiş olanlardır. Bir ulus ki resim yapmaz, bir ulus ki heykel yapmaz, fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli o ulusun ilerleme yolunda yeri yoktur. Halbuki ulusumuz, gerçek araçlarıyla ve ileri olmaya layıktır ve olacaktır” tezini büyük bir ustalık ve ciddiyetle ortaya koyan Atatürk, fikir hareketlerini sistemleştirmiş ve sanatı başlıca görevleri arasına almıştır.
3 Mart 1924’de çıkarılan üç yasayla (Halifeliğin kaldırılması, Din işleri ve Evkaf Başkanlığı’nın kaldırılması, Eğitim ve Öğretim Birliği) ulusun önünü açan M. Kemal’in girişimleriyle, 1931’de Türk Tarih Kurumu, 1932’de Türk Dil Kurumu kuruldu. Üniversite reformu 1933’da yapıldıktan sonra 1936’da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi ve Devlet Konservatuvarı da hayata geçebildiler.
Bu 1924 tarihli üçlü yasanın en önemlisi “Tevhid-i Tedrisat” yani “öğretmi birleştirme” yasasıydı. Mustafa Kemal eğitim için “Eğitimdir ki bu ulusu ya özgür, bağımsız, ünlü ve yüce bir toplum olarak yaşatır, ya da tutsaklığa sürükler” demişti. Özellikle Hasan Âli Yücel’in bakanlığı döneminde eğitimde birçok hamle yapıldı. 17 Nisan 1940’da Köy Enstitüleri Yasası devreye girdi. Ülke, 21 eğitim bölgesine ayrıldı ve biner öğrencilik yatakhaneli, eğitim, kültür ve sporu ön plana çıkaran aydınlık siteleri kurulmuş oldu. Köy Enstitüleri ve Halkevleri genç Cumhuriyet’in yüz akı oldular. Edebiyat, resim, folklor, el işleri ve her türlü sanatsal faaliyet yurdun her noktasından başlayarak vatandaşların buluşup beraberce kendilerini geliştirebildikleri kültürel kozalar haline geldi.
Şayet Köy Enstitüleri ve Halkevleri büyüyerek varlıklarını sürdürebilselerdi bugün çağdaş sanat, jazz, klasik müzik, dünya edebiyatı gibi konular herhalde 3-5 milyonun değil, 30-40 milyonun ilgi alanı içine girerdi. Türkiye’nin yetiştirdiği dünyaca ünlü sanatçı sayısı çok daha fazla olurdu. Ve toplum bugün olduğu gibi medyanın dayattığı yoz bir kültür anlayışına esir düşmezdi.
İstememesine karşın kendi heykellerinin dikilmesine izin vermesi, heykel ve resim yapmanın günah olduğu düşüncesindeki bir toplumun yaşamına sanatı sokma amaçlarından biri olarak değerlendirilmelidir.[8] O tutucu ortamda meydanlara anıt diktirebilmenin anlamını, heykellerin kırıldığı ve kaldırıldığı, sanatın içine tükürenlerin ülkeyi idare eder duruma geçtiği bugünkü ortamda daha iyi kavrayabiliyoruz.
Ne de olsa sonuçta sanatla ilgili en meşhur sözleri, “Efendiler, herkes mebus olabilir, başvekil olabilir ve hatta reisicumhur olabilir ama sanatkar olamaz, sanatkar el öpmez, eli öpülür” “Sanatkar, cemiyette uzun ceht ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hissedendir” ve “Sanattan uzaklaşmış bir toplumun en önemli hayat damarlarından biri kopmuştur” gibi iddialı olanlardır.
Tutuculuğu yenmek için kendi karizmatik görüntüsünü “kullanıma açmaya” izin verecekse, bu fazlasıyla değer ve “amacına hizmet eden” bir ödündür!
Umalım ki 21. yüzyıldan itibaren bu ülke, artık geçen yüzyılda başaramadıklarının acısını içinde taşıyarak sanata hizmet etmeyi gerçek anlamda içinde hissederek sorumluluk alan yeni devlet adamlarıyla tanışsın.
Yine umalım ki, sahte demokrasi yorumlarıyla Mustafa Kemal’e sinsi düşmanlıklar planlayan kimi medyatik yazarlar çizerler de bugün sanat ve yazın alanında kullandıkları tüm özgürlükleri büyük öndere borçlu olduklarını anlasınlar ve şer odaklarının küçük maşaları olmaktan vazgeçsinler.

Atatürk’ün Sanata Verdiği Önem yazısına ait etiketler : , , , ,
Atatürk’ün Sanata Verdiği Önem yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

89 Comments »

  • esmer demiş ki:

    bence çok güzel tebrik ederim :)

  • ahmet yozgatlı demiş ki:

    iğrenç çünkü uzun şunu daha kısa yapsanız olmazmı zaten ödevimi yapıcak siteyi bir türlü bulamadum bunun özetini yapın lütfen rica ederim sitenizi yine ziyaret edicem merak etmeyin

  • Gürkan demiş ki:

    azcık daha kısa yapsanız olmazmıydı be niye bu kadar uzn yaptınız ödevimi nerden yapcam ben şimdi?

  • ruhane demiş ki:

    ATATÜRKÜN GÜZEL SANATA VARDİĞİ ÖNEMİN ÖZETİ YOKMU

  • TUGAY demiş ki:

    harika ama uzunnn.

  • hasan demiş ki:

    daha kısa ve öz olursa memnun olurum.ödevlerde daha yardımcı olur.saygılarımı arz ederim…

  • emine demiş ki:

    bence bu yazı çok güzel olmuş.ama daha değişik şeylerde eklene bilirdi

  • ata demiş ki:

    çok uzun çok ben internetten özeti diyegirdim bunasıl özet hayret vallahi

  • sasha demiş ki:

    YA BENDE ATATÜRKÜN GÜZEL SANATLARA VERDİĞİ ÖNEMİ ARIYODUM.AMA ÇOK UZUN LÜTFEN ONUN ÖZETİNİ YAZIN.YORUMLARIMI DİKKATE ALIRSANIZ SEVİNİRİM.BİZ ÇOCUKLAR ÖDEV ARARKEN HEM AYRINTI OLUYOR YAZICISI OLMAYANLARDA VAR:i

  • ayşe demiş ki:

    bence çok güzel bir yazı fakat çoook uzun olduğu için araştırma ödevimi yaparken biraz zorlandım ama gerçekten süper olmuş hazırlayanların eline sağlık böyle araştırma ödevleri sayesinde attürk hakkında bir sürü bilgi edinmiş oluyoruz.GOOD BYYYYYYYYYYYYYYY

  • adem soycan demiş ki:

    biraz daha kısa olsa sevinirim

  • manyak kıs demiş ki:

    ya bu çoooooooooooooooooook uzun nolur kısasını yapın nolur ödevimi her yerde aradım bir tek burada var ama nu da uzun aslında çok hoş ama malesef uzun

  • manyak demiş ki:

    Edit: Link yasak. Admin

  • DadyCooL demiş ki:

    çok uzun nasıl yazcam

  • DadyCooL demiş ki:

    çok uzun özetini nasıl çıkartcam

  • mirac6?b demiş ki:

    guzel ama cok uzun naasıl yazcam :S perporms odevi :S:S:S:S:S::S:S:SS:

  • ezgi su demiş ki:

    bence çok güzel lllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll ben 4 e gidiyom
    ve ödevim varda yaptım

  • ZaZa demiş ki:

    ğüsel ama hiç te anlamlı seyler yok atatürkün müziğe verdi öemi arıyom yok

  • kasırga demiş ki:

    ya offff ya çok uzun bu ya tek bulduğum yerde burasıydı bunun biraz daha kısasını yapamaz mısınız özet felan

  • ödev demiş ki:

    ya ben NAZLICAN 4. SINIFTAYIM bana yarına kadar kısa yazı olma şartıyla ATATÜRKÜN SANATA VE SANATÇIYA VERDİĞİ ÖNEMLE İLGİLİ KISA YAZI GEREKİYOR NE OLUR YARDIM edin

  • sana kasırga demiş ki:

    bende bulamadım buldumda kısa bulamadım dağa kısa gerekiyo bulursan haber verirmisin

  • sana kasırga demiş ki:

    ne olur yardım edin

  • Öğretmen demiş ki:

    Evet araştırılımış. Teşekkür ederim. Ama genç beyinlere kutuplaşmayı ve yıkıcı eleştirileri işlemek yerine yorumunuzu eklememeniz daha iyi olurdu. Çünkü kendi yorumunuz tamamen onlar ve bizler mantığını öne çıkarıyor. Lütfen barıştan tarafa dönelim. Savaştan ya da çekişmeden tarafa değil.

  • kübüş demiş ki:

    çoooookk uzunnn yaaaaa lütfen daha kısa

  • isimi lazım değil:)) demiş ki:

    ya bu çok güzel ama çokk uzunn nolorrr özetini çıkartabilirmisinizz yoksa hepsini ezberlemek zorunda kalıcamm:((

  • tuhanna demiş ki:

    güzelbir site ama itediğim şeyler yok

  • kara kartal demiş ki:

    çok güzel açıklanmış
    ………………………………
    mükemmel derecede
    ………………………….
    uzun ama değer

  • cansu demiş ki:

    ya güzel ama uzun ve resimsiz lütfen resimli yapın

  • murat demiş ki:

    yaww çok uzun bide kısacıkyer vermiş ödevimde nasıl yazcam simdi bunu lütfen kısaltınnn

  • emine erkan demiş ki:

    yA ÇOK BEGENDİM AMA BİRAZ DAHA KISA OLSAYDI DAHA DA İYİ OLURDU ÇOK UZUN NASIL YAZACAM BEN BUNU

  • emine erkan demiş ki:

    teşekkür ederim

  • alp demiş ki:

    çok begendim tsk

  • kck demiş ki:

    çok uzun olmuş bizim müzik öğretmeni ödev verdi

  • tugba demiş ki:

    cok güzel ve süper bunun kitaplarada yayınlanmasını istioyrum ben ünlü yazarlardan biriyim bunu kitaba yansımasını istiyorsanız benim msnmde bana yoluya biliriz parasıda yayınlatmak isterseniz 10000 tyl verecegim ünlü iş adamııııııııı……………. bey

  • beautiful liar:)) demiş ki:

    ya ben atatürkün tiyatroya verdiği önemle ilgili anılar arıyorum yardım edin. YARDIMMM!!!

  • merve demiş ki:

    çok uzun ama tesekkur ederım

  • derya demiş ki:

    çok güzel açıklanmış ama uzun

  • kübra demiş ki:

    güzel ama çoook uzun bea,-

  • hilal demiş ki:

    çok uzun biraz kısa yaparsanız mutlu olurum

  • hilal demiş ki:

    slm bu yazı harbi güzel olmuş ama çok uzun biz bu yazıyı arkadaşım seda ve sevgililerimizle yapıyoruz sevgililerimizin adı suat ve kubilay onları çok seviyoruz

  • FEYZANUR demiş ki:

    bende çok beğendim yardımcı olduğunuz içinde tşkler.

  • ipek demiş ki:

    süperrrrrrrrrrrrrrr bişey hehehe

  • beyza demiş ki:

    ben varya grup hepsiyi gördüm aradığım hiç bişey yok kısacası iğrenççççççççççççç

  • kadir demiş ki:

    Ben Beyza arkadaşımıza katılıyorum

  • faruk demiş ki:

    iğrenç yaaaaa bi kısaltsanız şunu

  • ırmak demiş ki:

    ben 5’e gidiyorum ödevimi buradan yaptım biraz uzun ama olssun zaten yazmadım çıkarttırdım……arkadaşım özgeyle yaptık ……………………!

  • kübra demiş ki:

    ya:(sunu biraz kısa yapsanız ne olurdu ama yinede cok süper olmuş thanks yayınlayana than you :)

  • diloş demiş ki:

    elinize kolunuza saglik çok mükemmel olmuş
    yozgatlii……..diloş_kübra

  • cansu demiş ki:

    çok güzel bir site bu ödevi bana müzik öğretmenim verdi güel site iyice açıklanmış ama ben ödevimi buldum hatta yazdım ama bide başka sitelere bakayım dedim ve bu siteyi gördüm ğüzel ama uzun elnize sağlık sayğılarımla………….

  • büşra demiş ki:

    güzel site

  • merve demiş ki:

    güzel olmus ama coooookkk uzun bıraz daha özet olabılırdı………………………………………:))

  • sena demiş ki:

    bence çok güzel

  • kara_çocuk demiş ki:

    çok uzun bundan başkada hiç site yok ama güzel olmuş çok uzun diyenler o yazıyı okuyup benim yaptığım gibi özetini çıkartabilirler

  • atatürkün sanata verdiği önemin özeti demiş ki:

    Atatürk, sanatı seven, sanatçılara değer veren ve onları destekleyen bir devlet adamıdır. Çocukluğundan itibaren sanata ilgi duymuş ve sanatın bazı dallarıyla çok yakından ilgilenmiştir. Gençliğinde şiir ve edebiyata yakınlık duymuş, Namık Kemal’in şiirlerini okumuş ve ondan etkilenmiştir.
    Atatürk’ün kaleme aldığı ve 1927 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde okuduğu “Nutuk” adlı eseri, Atatürk’ün en büyük edebî eseridir. Yazmış olduğu “Oğuz Oğulları” adlı şiir de Atatürk’ün şiir konusundaki yeteneğini sergileyen ve her Türk’ün okuması gereken bir eserdir.
    Atatürk, şiir ve edebiyat dışında müziğe de büyük bir ilgi duymuştur. Şarkı ve türküleri dinlemekten büyük bir zevk alan Atatürk, zaman zaman okunan şarkılara eşlik etmiş, oynanan halk oyunlarına katılmıştır. Bazı Rumeli türküleri, onun sesinden notalara dökülmüş ve müzik repertuarımızda yer almıştır.

  • eren demiş ki:

    banada müzik öğr. verdi

  • gülcan demiş ki:

    başlıklar altında olsaydı güzel olurdu

  • hasan demiş ki:

    bence biraz daha yazıları büyük yapsaydınız dahada güzel olurdu ve renkli yazılarolsaydı…

  • aysu demiş ki:

    iğrenç ve çok uzun bence bi gözden geçirin

  • sevgi demiş ki:

    bence çok güzel ama biraz fazla uzun

  • deniz demiş ki:

    çok uzun ama yazmak zorundayım ya!!!!!!!
    ayıptır söylemesi müzik ödevimde!!!!!!!
    ee şimdidiyeceksiniz ayıpsa niye soruyosun diye!!!!!!!
    lafın gelişi arkadaşlar!!!!!!!

  • oğuzhan demiş ki:

    çok güzel ama herkese katılıyorum çok uzun

  • oğuzhan gökhan demiş ki:

    çok güzel
    çok uzun

  • oğuzhan gökhan demiş ki:

    seni seviyorum elif ben izmirden ufuk ilkoretimden oğuzhan ha buda güzeeeeeeeel
    ama uzuuuuuuuuuuuuuuuun

  • oğuzhan gökhan demiş ki:

    ödevim seni severim seni sevenide severim
    ama elifi daha çok severim bu yazıyı da severim

  • buse demiş ki:

    beni kurtarın bu çileden

  • ONUR demiş ki:

    çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook güzelllllllllllllllllllllllllllllllllllll olmuş ONUR

  • merve demiş ki:

    güzel ama daha ii olabilirdi

  • AYÇA demiş ki:

    ya keşke atatürkün sanatçıya verdiği sözlerde olsaydı biraz da kısa olsaydı teşekkürler…

  • özlem demiş ki:

    çoooooooook güzel olmuş ama birazdaha kısa olsa iyi olurdu kendinize iyi bakın tekrar teşekkürler

  • isim yogg demiş ki:

    güzel ide çog uzun olmuş yaww

  • ceyda demiş ki:

    birazda sözleri olsaydı daha güzel olurdu yine çok güzel teşekkür ederim

  • sıla demiş ki:

    bence uzun olmuş kısa ve anlaşılır olabilirdi bi de atatürkün türk tiyatrosuna verdigi önem hakkında bi yazı konulabilirdi yinede güzel olmuş.

  • esra demiş ki:

    ya ben burda atatürkün sanata ve sanayçıya verdiği önemle ilgili sözlerini arıyorum siz gelmiş koca bi metin göz değil mübarek koca yazı

  • derya demiş ki:

    vallaha beyenemedim bu siteyi ben bari atatürk ve sanat arayanlara koysaydınız bunu ben ödevimi bulamıom daa.
    güzel şeyler koyun buraya vallaha çökertirim bu siteyi
    ben ne arıyom siz ne gösteriyosunuz

  • naz demiş ki:

    kısa olsa tam süper olurama okumak güzel canım atam

  • EJDER demiş ki:

    adamlar ödevi bulup burada yayınlıyorlar siz teşekkür edeceğiniz yerde hala özeti yokmu diyorsunuz.
    madem ödevinizi yapmayı o kadar çok istiyorsunuz bütün yazıyı okuyup özetini siz çıkarın özetini çıkarınki o kuş beyninizde bişiyler kalsın buradan kopyala yapıştır ile öğretmeninize götürmeyin yazıları

  • merve demiş ki:

    güzel olmuş ama ben bunu istemedim benim istediğim şey atatürkün sana verdiği önemi anlatan sözlerdi bu sözleride eminim en kısa zaman da yayınlarsınız
    merve

  • meral demiş ki:

    abi çok hoş olmuş yaaaaaaaa

  • kartal demiş ki:

    evet bencede çok uzun ödevimi yapmamda lütfen tuzunuz olsun biraz daha kısasını istiyorummmmmmmmmmm

  • abdullah demiş ki:

    eh işte idare eder.

  • damlanurkose demiş ki:

    çok hoş bu arada ben mecidiye ilk öğretim okulunda okuyorum buradan 5/d sınıfına slm söylüyorum

  • sena demiş ki:

    ya çk tşkler ama çk uzun nolursunuz şunu biras kısaltın bn ödewi tamamlayamıcam yoksa nolur .ama yinede çk gsl çk tşkler:D:S

  • ertuğrulberke demiş ki:

    çok güzel olmuş ama çok uzun yazamadım çünkü çok uzun lütfen biraz özetleyın mutlu olurum…

  • ezgi demiş ki:

    okuyamadım bile çok uzun ben bunu yazana kadar yıllar geçer:(

  • ezgi demiş ki:

    ya çok özür dilerim okumadan karar wermişim çok güsel olmuş yorum yapanlardan esra yada çok kızdım siteyi çökertirmiş onun aradığı şeyi kimse bulamaz be bilgisayar kullanmayı bilsinde gelsin çökertirmiş hehe

  • sena demiş ki:

    çok uzun yaaaa offf !
    biraz kısaltırsanız sevinirim

  • MEHMET demiş ki:

    çok uzunnnnnnnnnnnnnnnnnn ama değer çok güzelolmuş P

  • Saye türküm demiş ki:

    harik odevime çok yardım etti teşekkürler

  • rabia ırmak demiş ki:

    ben yarısını yazdım valla çünkü çok uzun

Tutmayın beni... Yorum yazcam.

Yorum ekleye bilir yada yazı için geri bildirim gönderebilirsiniz..Bu yazı için yorumlarına abone ol: subscribe to these comments RSS.

 

Yorum içerisinde kullanabileceğiniz Html tagları :
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yazıya yorum yazdığınızda yorumunuzun hemen yanında bir Gravatarınız yayınlanacaktır.Hani benim Gravatarım?.