Powered by WordPress | Theme by mg12 | Valid XHTML 1.1 and CSS 3
  • Atatürk’ün Sanata Verdiği Önem

    Genç Mustafa Kemal Samsun’a çıktığında ve Kurtuluş Savaşı için başlama gongunu çaldığında ne arkasında donanımlı, tam teçhizatlı bir ordu, ne bir büyük rütbe, ne bir dini sıfat, ne de tonlarca külçe altın vardı. O yalnız bu büyük manevrayı beraber örgütleyeceği halkına güveniyordu. Onlarla beraber adım adım, tırnaklarıyla toprağı kazarak, tarihin akış yatağını değiştireceği unutulmaz hamleleri hazırlayacaktı.
    Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919′dan Cumhuriyet’in ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihine kadar geçen o kısa sürede halkıyla beraber yükseldi ve onlarla birlikte tarih yarattı. Cumhuriyet’in kurulması yolunda seve seve canını veren bu isimsiz kahramanlar halkın ta kendisiydi.
    Cumhuriyet’in temel harcını koyan bu insanlarla Mustafa Kemal arasında oluşan bu güven ve dayanışma paha biçilmez bir zenginlikti. Belki bu yüzden de Ulu Önder dünyada başka hiçbir devrimcinin girişemeyeceği boyutta değişimleri inanılmaz kısa sürede yaşama geçirmeyi başardı. Kıyafet Devrimi, Harf Devrimi, Medeni Kanun, Anayasa bu inanılmaz atılımın ilk akla gelen öğeleri oldu. Zaten Mustafa Kemal her kararını, her eylemini, her devrimini de kurduğu mecliste halkın temsilcileriyle tartışarak, oylayarak, demokratik olarak kabul ettirerek gerçekleştirdi. 2. Cumhuriyetçilerin iddia ettiği gibi hiçbir atılım tepeden inme ve zorlamayla olmadı.
    “Fuad, eğer matematiğin üzerinde durduğum kadar şiir ve resmin üzerinde dursaydım, Harbiye’de dört duvar arasında kapanıp kalmazdım. Mehtaplı gecede okuldan kaçıp buraya gelir ve şiir yazardım. Sabahleyin ortalık aydınlanır aydınlanmaz da resim yapmaya başlardım”
    Lord Kinross’un kitabından yaptığımız bu alıntı, Mustafa Kemal’in her şeyden önce bir birey olarak sanata ne kadar yakın durduğunu bize en iyi anlatan verilerden biridir. M. Kemal içinden çıktığı Osmanlı İmparatorluğu’nun düşüş nedenleri arasında kültürel temele dayalı olanları çok iyi görmüştür. “600 yıllık Osmanlı döneminin son 300 yılı yenilgi ve çöküntülerle geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıl boyunca egemenlik kurması hep onun büyük örgütlenme gücünde ve hukuk düzeninde görülür. Ama Osmanlı’nın o görkemli fütuhat döneminde Avrupa’nın ortaçağ düşüncesi içinde olduğu, yani Osmanlı karşısında güçsüz kaldığı düşünülmez; Rönesans’la birlikte Avrupa uyanıp bilim, ve teknik alanda büyük ilerleme yaparak güçlenince, ona ayak uyduramayan Osmanlı Devleti’nde de yenilgi ve çöküntüler başladığı nedense görülmez. Avrupa’da bilimsel düşünüş daha önce başlamış olsaydı, o ‘mükemmel teşkilat’ işe yarar mıydı acaba? Avrupa’nın teokrasi içinde olması yüzünden bilimsel düşünüşü gerçekleştirememesi ve bilimin gelişmemiş olması Osmanlı fütuhatlarına karşı durmasını engelleyip geciktiriyordu. Ancak yeniden doğuşla birlikte uyanan Avrupa, bilimsel kültürel gelişmesiyle Osmanlı egemenliğini kırabilmiştir”.[1]
    M. Kemal her şeyden önce büyük bir asker, devlet adamı, diplomat olmanın ötesinde, büyük bir kültür devrimcisi ve gerçek medeni bir ‘rafine sanatsever’, mükemmelliyete erişmiş bir ‘Aydınlanma Dehası’dır. Hayatının her noktası ve vücudunun her zerresiyle ömrü boyunca her fırsatta sanata ve çıya yakınlığını en açık şekilde ortaya koymuştur. 1919′da Ankara’da yerleştiği bağ köşkünün oturma odasında Molteke’nin alçıdan bir büstü ve Bonaparte’ın aynı büyüklükte yarım bir heykeli vardır. Kendisi cephede bile her fırsatta Alphonse Daudet, Rousseau ve Tevfik Fikret gibi birçok Türk ve yabancı yazarı okuyacak kadar kendini edebiyatla ve kitaplarla geliştirmeye açık tutmuştur. Ayrıca, hangi zor şartlar içinde yaşarsa yaşasın, Mustafa Kemal daima bulunduğu ortamın en şık giyinen insanı olmuştur. Adeta bir moda tasarımcısı veya bir karizmatik manken gibi iddialı ve temiz giysilerini taşır. [2]
    Sürekli olarak kütüphanesi ve ansiklopedileri, dil kitapları ile kendini geliştirmesi, dansı ve güzel içkileri, sohbeti sevmesi onu bir yaşam artisti haline getirmektedir. Paris, Berlin, Viyana ve Sofia’da bulunmuş olmak, ileri uygar toplumların yaşayış stilini yakından görmek, Mustafa Kemal’de büyük bir imrenmeyle beraber, bu toplumların seviyesini Türkiye’de aşma arzusu yaratmıştır.
    Dolayısıyla Alman şehirci Jantsen’i getirterek Ankara’ya çağdaş bir görünüm veren M. Kemal, ayrıca daha Cumhuriyet’in ilanından bile önce, 1 Mart 1923′de bu konuda hedeflerini ortaya koymuştur: “Vatanın önemli merkezlerinde modern kitaplıklar, konservatuvarlar, müzeler, güzel sanatlar sergileri kurmak, bütün ülkeyi basımevleri ile donatmak”.
    Bu önemli karar lafta kalmadı ve uygulamaya hemen geçildi. Sonucunda da 1923′de Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi kuruldu, bunu Antalya, Bursa ve Edirne Arkeoloji müzeleri izledi. 1 Nisan 1924, Topkapı Sarayı eşyaları ile müzeye çevrildi. 24 Kasım 1934′de Ayasofya, 1925′de Eski Şark Eserleri Müzesi, 1926′da Konya Mevlana, Tokat, Amasra ve Sinop Müzeleri, 1927′de İslam Eserleri Müzesi, İzmir, Sivas, 1929′da Kayseri, 1931′de Afyon Müzesi, 1934′de Efes, Diyarbakır, 1935′de Manisa, Silifke, Isparta, 1937′de Dolmabahçe Sarayı’nın bir bölümü Resim ve Heykel Müzesi olarak düzenlendi.
    Oldukça tutucu bir yapıda olan o günkü toplum yapısını çağdaşlaştırmaya gayret ettiği günlerde, ilk meclisinde bir hoca mebus “Bu asri kelimesi ne demektir?” diye sorunca, reis yerinde bulunan Mustafa Kemal “Adam olmak demektir hocam, adam olmak” der.
    Birçok ressamla tanışmış, onlarla yakın dostluklar kurmuştur. “Büyük çı” olarak nitelediği İbrahim Çallı’yı defalarca sofrasına davet etmiştir. Mihri Müşfik hanım ise, en sevdiği portresini yapan ressamdır.
    M. Kemal çının neyi nasıl yapması veya yapmaması konusunda hiçbir baskı veya tavır koymaz. Onun kafasındaki çı, tabii ki dokunulmazlığı olan ve her şeyden önce özgür olan bir yapıdadır. Bir istisna anektodu ise şudur: Bir Yunanlı’nın göğsüne süngüsünü saplayan Mehmetçik’i betimleyen bir tablonun kendisine gönderilmesi üzerine “Kapatın ve kaldırın şunu… Ne iğrenç bir manzara, gönderenin şaşarım aklı perişanına” diye tepki gösterir.
    O bir eserinin bile uluslararası dostluklara ve barış kavramına karşı gelmesine müsamaha gösteremeyecek kadar temiz ve tutarlı bir çizgide kalacaktır.
    Cumhuriyet’in 10. Yılı’nda Anadolu’ya “Yurt Gezileri” adı altında ressamlar gönderilir. Yapılan resimler, Ulus’ta 1947 yılında yanan Eski Maarif Vekaleti binasının çatı katında “Türk İnkılap Sergisi” adı altında sergilenir. Açılışı bizzat kendi yapar. Saatlerce sergide kalır. Tüm resimleri dikkatle inceler. Sergide Çallı İbrahim de vardır. O’na “Efe hiç böyle örtü üzerine oturur mu” ya da “Nerede bu üçünün (efelerin) atları?” gibi sorular yöneltir. Aslında çıların işlerine hiç karışmaz.[3] Amaç, onların şevkle çalışmasıdır. Sergilerdeki yapıtların alınması için çevresine önerilerde bulunur.
    O’nun yarattığı yeni Ankara, çıların uğrağı olur ve sonunda 1929′lardan bu yana bu yeni bozkır kentine yerleşmeye başlarlar.[4] Atölyelerin harıl harıl çalıştığı görülür. Yabancı heykelciler de çağrılır.[5] Yarışmalar düzenlenir. Binalara yapıtları girmeye başlar. Cadde ve meydanların heykellerle donandığı görülür. sergileri başkentte birbirini izler.
    Bütçesi 198 milyon iken, 1927′de 4. Ankara Sergisi’nde “Maarif Vekaleti”nin aldığı 34 tablo karşılığı 2300 TL. ödenmiştir. Bugünkü bütçeyle oranlarsak 2 trilyon eder. Ülke, savaştan çıkalı henüz 5 yıl olmuştur.[6] Bunu günümüzün sanata ve çıya tek kuruşluk bir katkı yapmaktan kaçmak için olmadık kılıflara bürünen çağdaş (!) devlet anlayışı ile Büyük Önder’in tavrını kıyaslayabilir misiniz?
    ’ün özel ilgi alanlarından birisi de arkeoloji olmuştur. Türk kültür varlıklarının kazılarla gün ışığına çıkarılması, korunup sergilenmesine, tarih için bir belge olarak kullanılmasına büyük önem vermiştir.[7] Alacahöyük, Eti Yokuşu gibi kazılara bizzat katılmış, tiyatro, müzik, Karagöz, halkoyunları gibi güzel sanatların bütün alanlarıyla yakından ilgilenmiştir.
    Tiyatroya ve sinemaya verdiği önem de son nefesini verdiği yıla kadar hep gündeminde kalmıştır. Muhsin Ertuğrul, Bedia Muvahhit gibi isimlerin birçok oyununu takip eden , sinemanın da parlak geleceğini keskin zekasıyla en başında tespit etmiştir:
    “Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini tanımalarını, sevmelerini temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş ve düşünüş farklarını silecek; insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır. Sinemaya layık olduğu ehemmiyeti vermeliyiz…”
    Cumhuriyet’in kurulduğu yıl, 1923′de Bursa’da yaptığı bir konuşmada, kelimelerin üstüne basa basa heykelin ülkenin sanatla olan ilişkisindeki yerini vurgulamış, dinimizin canlı tasvir yapmaya ve heykel dikmeye karşı olduğunu öne sürenlerin yanılgı içinde bulunduğunu vurgulamıştır:
    “Dünyada medeni, ileri ve olgun olmak isteyen herhangi bir ulus, mutlaka heykel yapacak ve heykeltraş yetiştirecektir. Anıtların şuraya buraya tarihi anılar olarak dikilmesinin dine aykırı olduğunu iddia edenler, din hükümlerini gerektiği gibi araştırıp incelememiş olanlardır. Bir ulus ki resim yapmaz, bir ulus ki heykel yapmaz, fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli o ulusun ilerleme yolunda yeri yoktur. Halbuki ulusumuz, gerçek araçlarıyla ve ileri olmaya layıktır ve olacaktır” tezini büyük bir ustalık ve ciddiyetle ortaya koyan , fikir hareketlerini sistemleştirmiş ve ı başlıca görevleri arasına almıştır.
    3 Mart 1924′de çıkarılan üç yasayla (Halifeliğin kaldırılması, Din işleri ve Evkaf Başkanlığı’nın kaldırılması, Eğitim ve Öğretim Birliği) ulusun önünü açan M. Kemal’in girişimleriyle, 1931′de Türk Tarih Kurumu, 1932′de Türk Dil Kurumu kuruldu. Üniversite reformu 1933′da yapıldıktan sonra 1936′da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi ve Devlet Konservatuvarı da hayata geçebildiler.
    Bu 1924 tarihli üçlü yasanın en önemlisi “Tevhid-i Tedrisat” yani “öğretmi birleştirme” yasasıydı. Mustafa Kemal eğitim için “Eğitimdir ki bu ulusu ya özgür, bağımsız, ünlü ve yüce bir toplum olarak yaşatır, ya da tutsaklığa sürükler” demişti. Özellikle Hasan Âli Yücel’in bakanlığı döneminde eğitimde birçok hamle yapıldı. 17 Nisan 1940′da Köy Enstitüleri Yasası devreye girdi. Ülke, 21 eğitim bölgesine ayrıldı ve biner öğrencilik yatakhaneli, eğitim, kültür ve sporu ön plana çıkaran aydınlık siteleri kurulmuş oldu. Köy Enstitüleri ve Halkevleri genç Cumhuriyet’in yüz akı oldular. Edebiyat, resim, folklor, el işleri ve her türlü sanatsal faaliyet yurdun her noktasından başlayarak vatandaşların buluşup beraberce kendilerini geliştirebildikleri kültürel kozalar haline geldi.
    Şayet Köy Enstitüleri ve Halkevleri büyüyerek varlıklarını sürdürebilselerdi bugün çağdaş , jazz, klasik müzik, dünya edebiyatı gibi konular herhalde 3-5 milyonun değil, 30-40 milyonun ilgi alanı içine girerdi. Türkiye’nin yetiştirdiği dünyaca ünlü çı sayısı çok daha fazla olurdu. Ve toplum bugün olduğu gibi medyanın dayattığı yoz bir kültür anlayışına esir düşmezdi.
    İstememesine karşın kendi heykellerinin dikilmesine izin vermesi, heykel ve resim yapmanın günah olduğu düşüncesindeki bir toplumun yaşamına ı sokma amaçlarından biri olarak değerlendirilmelidir.[8] O tutucu ortamda meydanlara anıt diktirebilmenin anlamını, heykellerin kırıldığı ve kaldırıldığı, ın içine tükürenlerin ülkeyi idare eder duruma geçtiği bugünkü ortamda daha iyi kavrayabiliyoruz.
    Ne de olsa sonuçta sanatla ilgili en meşhur sözleri, “Efendiler, herkes mebus olabilir, başvekil olabilir ve hatta reisicumhur olabilir ama sanatkar olamaz, sanatkar el öpmez, eli öpülür” “Sanatkar, cemiyette uzun ceht ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hissedendir” ve “Sanattan uzaklaşmış bir toplumun en önemli hayat damarlarından biri kopmuştur” gibi iddialı olanlardır.
    Tutuculuğu yenmek için kendi karizmatik görüntüsünü “kullanıma açmaya” izin verecekse, bu fazlasıyla değer ve “amacına hizmet eden” bir ödündür!
    Umalım ki 21. yüzyıldan itibaren bu ülke, artık geçen yüzyılda başaramadıklarının acısını içinde taşıyarak sanata hizmet etmeyi gerçek anlamda içinde hissederek sorumluluk alan yeni devlet adamlarıyla tanışsın.
    Yine umalım ki, sahte demokrasi yorumlarıyla Mustafa Kemal’e sinsi düşmanlıklar planlayan kimi medyatik yazarlar çizerler de bugün ve yazın alanında kullandıkları tüm özgürlükleri büyük öndere borçlu olduklarını anlasınlar ve şer odaklarının küçük maşaları olmaktan vazgeçsinler.

  • esmer
    Çarşamba, Ekim 31st, 2007 at 19:44 | #1

    bence çok güzel tebrik ederim :)

  • ahmet yozgatlı
    Perşembe, Kasım 1st, 2007 at 16:37 | #2

    iğrenç çünkü uzun şunu daha kısa yapsanız olmazmı zaten ödevimi yapıcak siteyi bir türlü bulamadum bunun özetini yapın lütfen rica ederim sitenizi yine ziyaret edicem merak etmeyin

  • Gürkan
    Cumartesi, Kasım 3rd, 2007 at 13:45 | #3

    azcık daha kısa yapsanız olmazmıydı be niye bu kadar uzn yaptınız ödevimi nerden yapcam ben şimdi?

  • Pazar, Kasım 18th, 2007 at 15:06 | #4

    ATATÜRKÜN GÜZEL SANATA VARDİĞİ ÖNEMİN ÖZETİ YOKMU

  • TUGAY
    Pazar, Kasım 18th, 2007 at 15:15 | #5

    harika ama uzunnn.

  • hasan
    Pazartesi, Kasım 19th, 2007 at 17:03 | #6

    daha kısa ve öz olursa memnun olurum.ödevlerde daha yardımcı olur.saygılarımı arz ederim…

  • emine
    Pazartesi, Kasım 19th, 2007 at 19:33 | #7

    bence bu yazı çok güzel olmuş.ama daha değişik şeylerde eklene bilirdi

  • ata
    Salı, Kasım 20th, 2007 at 23:25 | #8

    çok uzun çok ben internetten özeti diyegirdim bunasıl özet hayret vallahi

  • sasha
    Çarşamba, Kasım 21st, 2007 at 20:52 | #9

    YA BENDE ATATÜRKÜN GÜZEL SANATLARA VERDİĞİ ÖNEMİ ARIYODUM.AMA ÇOK UZUN LÜTFEN ONUN ÖZETİNİ YAZIN.YORUMLARIMI DİKKATE ALIRSANIZ SEVİNİRİM.BİZ ÇOCUKLAR ÖDEV ARARKEN HEM AYRINTI OLUYOR YAZICISI OLMAYANLARDA VAR:i

  • Çarşamba, Kasım 21st, 2007 at 22:21 | #10

    bence çok güzel bir yazı fakat çoook uzun olduğu için araştırma ödevimi yaparken biraz zorlandım ama gerçekten süper olmuş hazırlayanların eline sağlık böyle araştırma ödevleri sayesinde attürk hakkında bir sürü bilgi edinmiş oluyoruz.GOOD BYYYYYYYYYYYYYYY

  • Cuma, Kasım 23rd, 2007 at 10:55 | #11

    biraz daha kısa olsa sevinirim

  • manyak kıs
    Cumartesi, Kasım 24th, 2007 at 22:38 | #12

    ya bu çoooooooooooooooooook uzun nolur kısasını yapın nolur ödevimi her yerde aradım bir tek burada var ama nu da uzun aslında çok hoş ama malesef uzun

  • Cumartesi, Kasım 24th, 2007 at 23:42 | #13

    Edit: Link yasak. Admin

  • Salı, Kasım 27th, 2007 at 10:21 | #14

    çok uzun nasıl yazcam

  • Salı, Kasım 27th, 2007 at 10:22 | #15

    çok uzun özetini nasıl çıkartcam

  • mirac6?b
    Salı, Kasım 27th, 2007 at 14:28 | #16

    guzel ama cok uzun naasıl yazcam :S perporms odevi :S:S:S:S:S::S:S:SS:

  • Salı, Kasım 27th, 2007 at 19:01 | #17

    bence çok güzel lllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll ben 4 e gidiyom
    ve ödevim varda yaptım

  • ZaZa
    Salı, Kasım 27th, 2007 at 21:35 | #18

    ğüsel ama hiç te anlamlı seyler yok atatürkün müziğe verdi öemi arıyom yok

  • kasırga
    Çarşamba, Kasım 28th, 2007 at 15:18 | #19

    ya offff ya çok uzun bu ya tek bulduğum yerde burasıydı bunun biraz daha kısasını yapamaz mısınız özet felan

  • Çarşamba, Kasım 28th, 2007 at 21:35 | #20

    ya ben NAZLICAN 4. SINIFTAYIM bana yarına kadar kısa yazı olma şartıyla ATATÜRKÜN SANATA VE SANATÇIYA VERDİĞİ ÖNEMLE İLGİLİ KISA YAZI GEREKİYOR NE OLUR YARDIM edin

  • Çarşamba, Kasım 28th, 2007 at 21:38 | #21

    bende bulamadım buldumda kısa bulamadım dağa kısa gerekiyo bulursan haber verirmisin

  • Çarşamba, Kasım 28th, 2007 at 21:39 | #22

    ne olur yardım edin

  • Öğretmen
    Perşembe, Kasım 29th, 2007 at 22:47 | #23

    Evet araştırılımış. Teşekkür ederim. Ama genç beyinlere kutuplaşmayı ve yıkıcı eleştirileri işlemek yerine yorumunuzu eklememeniz daha iyi olurdu. Çünkü kendi yorumunuz tamamen onlar ve bizler mantığını öne çıkarıyor. Lütfen barıştan tarafa dönelim. Savaştan ya da çekişmeden tarafa değil.

  • kübüş
    Perşembe, Kasım 29th, 2007 at 22:59 | #24

    çoooookk uzunnn yaaaaa lütfen daha kısa

  • isimi lazım değil:))
    Cumartesi, Aralık 1st, 2007 at 22:07 | #25

    ya bu çok güzel ama çokk uzunn nolorrr özetini çıkartabilirmisinizz yoksa hepsini ezberlemek zorunda kalıcamm:((

  • Pazar, Aralık 2nd, 2007 at 13:39 | #26

    güzelbir site ama itediğim şeyler yok

  • kara kartal
    Pazartesi, Aralık 3rd, 2007 at 16:35 | #27

    çok güzel açıklanmış
    ………………………………
    mükemmel derecede
    ………………………….
    uzun ama değer

  • cansu
    Pazartesi, Aralık 3rd, 2007 at 19:10 | #28

    ya güzel ama uzun ve resimsiz lütfen resimli yapın

  • murat
    Pazartesi, Aralık 3rd, 2007 at 19:35 | #29

    yaww çok uzun bide kısacıkyer vermiş ödevimde nasıl yazcam simdi bunu lütfen kısaltınnn

  • Pazartesi, Aralık 3rd, 2007 at 20:21 | #30

    yA ÇOK BEGENDİM AMA BİRAZ DAHA KISA OLSAYDI DAHA DA İYİ OLURDU ÇOK UZUN NASIL YAZACAM BEN BUNU

  • Pazartesi, Aralık 3rd, 2007 at 20:22 | #31

    teşekkür ederim

  • Pazartesi, Aralık 3rd, 2007 at 20:23 | #32

    çok begendim tsk

  • Salı, Aralık 4th, 2007 at 10:50 | #33

    çok uzun olmuş bizim müzik öğretmeni ödev verdi

  • Çarşamba, Aralık 5th, 2007 at 13:46 | #34

    cok güzel ve süper bunun kitaplarada yayınlanmasını istioyrum ben ünlü yazarlardan biriyim bunu kitaba yansımasını istiyorsanız benim msnmde bana yoluya biliriz parasıda yayınlatmak isterseniz 10000 tyl verecegim ünlü iş adamııııııııı……………. bey

  • beautiful liar:))
    Çarşamba, Aralık 5th, 2007 at 14:49 | #35

    ya ben atatürkün tiyatroya verdiği önemle ilgili anılar arıyorum yardım edin. YARDIMMM!!!

  • merve
    Perşembe, Aralık 6th, 2007 at 20:45 | #36

    çok uzun ama tesekkur ederım

  • derya
    Cuma, Aralık 7th, 2007 at 16:15 | #37

    çok güzel açıklanmış ama uzun

  • kübra
    Cumartesi, Aralık 8th, 2007 at 17:14 | #38

    güzel ama çoook uzun bea,-

  • Pazar, Aralık 9th, 2007 at 13:28 | #39

    çok uzun biraz kısa yaparsanız mutlu olurum

  • Pazar, Aralık 9th, 2007 at 18:07 | #40

    slm bu yazı harbi güzel olmuş ama çok uzun biz bu yazıyı arkadaşım seda ve sevgililerimizle yapıyoruz sevgililerimizin adı suat ve kubilay onları çok seviyoruz

  • FEYZANUR
    Pazar, Aralık 9th, 2007 at 20:59 | #41

    bende çok beğendim yardımcı olduğunuz içinde tşkler.

  • Çarşamba, Ocak 9th, 2008 at 22:14 | #42

    süperrrrrrrrrrrrrrr bişey hehehe

  • Pazar, Ocak 13th, 2008 at 17:35 | #43

    ben varya grup hepsiyi gördüm aradığım hiç bişey yok kısacası iğrenççççççççççççç

  • Pazartesi, Ocak 14th, 2008 at 21:23 | #44

    Ben Beyza arkadaşımıza katılıyorum

  • faruk
    Pazartesi, Şubat 11th, 2008 at 16:22 | #45

    iğrenç yaaaaa bi kısaltsanız şunu

  • ırmak
    Pazartesi, Şubat 18th, 2008 at 18:34 | #46

    ben 5′e gidiyorum ödevimi buradan yaptım biraz uzun ama olssun zaten yazmadım çıkarttırdım……arkadaşım özgeyle yaptık ……………………!

  • kübra
    Perşembe, Şubat 21st, 2008 at 01:11 | #47

    ya:(sunu biraz kısa yapsanız ne olurdu ama yinede cok süper olmuş thanks yayınlayana than you :)

  • diloş
    Perşembe, Şubat 21st, 2008 at 01:13 | #48

    elinize kolunuza saglik çok mükemmel olmuş
    yozgatlii……..diloş_kübra

  • Pazartesi, Mart 3rd, 2008 at 17:23 | #49

    çok güzel bir site bu ödevi bana müzik öğretmenim verdi güel site iyice açıklanmış ama ben ödevimi buldum hatta yazdım ama bide başka sitelere bakayım dedim ve bu siteyi gördüm ğüzel ama uzun elnize sağlık sayğılarımla………….

  • Pazartesi, Mart 3rd, 2008 at 17:38 | #50

    güzel site

  • merve
    Perşembe, Mart 6th, 2008 at 16:13 | #51

    güzel olmus ama coooookkk uzun bıraz daha özet olabılırdı………………………………………:))

  • Perşembe, Mart 6th, 2008 at 18:09 | #52

    bence çok güzel

  • kara_çocuk
    Perşembe, Mart 6th, 2008 at 22:00 | #53

    çok uzun bundan başkada hiç site yok ama güzel olmuş çok uzun diyenler o yazıyı okuyup benim yaptığım gibi özetini çıkartabilirler

  • Cumartesi, Mart 8th, 2008 at 20:24 | #54

    Atatürk, sanatı seven, sanatçılara değer veren ve onları destekleyen bir devlet adamıdır. Çocukluğundan itibaren sanata ilgi duymuş ve sanatın bazı dallarıyla çok yakından ilgilenmiştir. Gençliğinde şiir ve edebiyata yakınlık duymuş, Namık Kemal’in şiirlerini okumuş ve ondan etkilenmiştir.
    Atatürk’ün kaleme aldığı ve 1927 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde okuduğu “Nutuk” adlı eseri, Atatürk’ün en büyük edebî eseridir. Yazmış olduğu “Oğuz Oğulları” adlı şiir de Atatürk’ün şiir konusundaki yeteneğini sergileyen ve her Türk’ün okuması gereken bir eserdir.
    Atatürk, şiir ve edebiyat dışında müziğe de büyük bir ilgi duymuştur. Şarkı ve türküleri dinlemekten büyük bir zevk alan Atatürk, zaman zaman okunan şarkılara eşlik etmiş, oynanan halk oyunlarına katılmıştır. Bazı Rumeli türküleri, onun sesinden notalara dökülmüş ve müzik repertuarımızda yer almıştır.

  • eren
    Pazartesi, Mart 10th, 2008 at 15:35 | #55

    banada müzik öğr. verdi

  • gülcan
    Cumartesi, Mart 15th, 2008 at 16:58 | #56

    başlıklar altında olsaydı güzel olurdu

  • Cumartesi, Mart 15th, 2008 at 22:05 | #57

    bence biraz daha yazıları büyük yapsaydınız dahada güzel olurdu ve renkli yazılarolsaydı…

  • aysu
    Pazar, Mart 16th, 2008 at 11:01 | #58

    iğrenç ve çok uzun bence bi gözden geçirin

  • sevgi
    Pazar, Mart 16th, 2008 at 11:02 | #59

    bence çok güzel ama biraz fazla uzun

  • Pazartesi, Mart 17th, 2008 at 22:57 | #60

    çok uzun ama yazmak zorundayım ya!!!!!!!
    ayıptır söylemesi müzik ödevimde!!!!!!!
    ee şimdidiyeceksiniz ayıpsa niye soruyosun diye!!!!!!!
    lafın gelişi arkadaşlar!!!!!!!

  • oğuzhan
    Çarşamba, Mart 19th, 2008 at 17:15 | #61

    çok güzel ama herkese katılıyorum çok uzun

  • oğuzhan gökhan
    Çarşamba, Mart 19th, 2008 at 17:16 | #62

    çok güzel
    çok uzun

  • oğuzhan gökhan
    Çarşamba, Mart 19th, 2008 at 17:17 | #63

    seni seviyorum elif ben izmirden ufuk ilkoretimden oğuzhan ha buda güzeeeeeeeel
    ama uzuuuuuuuuuuuuuuuun

  • oğuzhan gökhan
    Çarşamba, Mart 19th, 2008 at 17:19 | #64

    ödevim seni severim seni sevenide severim
    ama elifi daha çok severim bu yazıyı da severim

  • buse
    Pazartesi, Mart 24th, 2008 at 19:35 | #65

    beni kurtarın bu çileden

  • ONUR
    Salı, Mart 25th, 2008 at 21:00 | #66

    çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook güzelllllllllllllllllllllllllllllllllllll olmuş ONUR

  • merve
    Salı, Mart 25th, 2008 at 23:35 | #67

    güzel ama daha ii olabilirdi

  • AYÇA
    Çarşamba, Nisan 2nd, 2008 at 20:02 | #68

    ya keşke atatürkün sanatçıya verdiği sözlerde olsaydı biraz da kısa olsaydı teşekkürler…

  • özlem
    Perşembe, Nisan 3rd, 2008 at 15:15 | #69

    çoooooooook güzel olmuş ama birazdaha kısa olsa iyi olurdu kendinize iyi bakın tekrar teşekkürler

  • isim yogg
    Cuma, Nisan 4th, 2008 at 20:31 | #70

    güzel ide çog uzun olmuş yaww

  • ceyda
    Perşembe, Nisan 10th, 2008 at 14:40 | #71

    birazda sözleri olsaydı daha güzel olurdu yine çok güzel teşekkür ederim

  • sıla
    Pazar, Nisan 13th, 2008 at 15:33 | #72

    bence uzun olmuş kısa ve anlaşılır olabilirdi bi de atatürkün türk tiyatrosuna verdigi önem hakkında bi yazı konulabilirdi yinede güzel olmuş.

  • Perşembe, Nisan 17th, 2008 at 07:16 | #73

    ya ben burda atatürkün sanata ve sanayçıya verdiği önemle ilgili sözlerini arıyorum siz gelmiş koca bi metin göz değil mübarek koca yazı

  • Perşembe, Nisan 17th, 2008 at 10:25 | #74

    vallaha beyenemedim bu siteyi ben bari atatürk ve sanat arayanlara koysaydınız bunu ben ödevimi bulamıom daa.
    güzel şeyler koyun buraya vallaha çökertirim bu siteyi
    ben ne arıyom siz ne gösteriyosunuz

  • naz
    Perşembe, Nisan 17th, 2008 at 15:13 | #75

    kısa olsa tam süper olurama okumak güzel canım atam

  • EJDER
    Cuma, Nisan 18th, 2008 at 15:25 | #76

    adamlar ödevi bulup burada yayınlıyorlar siz teşekkür edeceğiniz yerde hala özeti yokmu diyorsunuz.
    madem ödevinizi yapmayı o kadar çok istiyorsunuz bütün yazıyı okuyup özetini siz çıkarın özetini çıkarınki o kuş beyninizde bişiyler kalsın buradan kopyala yapıştır ile öğretmeninize götürmeyin yazıları

  • Cumartesi, Nisan 26th, 2008 at 17:33 | #77

    güzel olmuş ama ben bunu istemedim benim istediğim şey atatürkün sana verdiği önemi anlatan sözlerdi bu sözleride eminim en kısa zaman da yayınlarsınız
    merve

  • meral
    Pazar, Nisan 27th, 2008 at 15:42 | #78

    abi çok hoş olmuş yaaaaaaaa

  • kartal
    Salı, Nisan 29th, 2008 at 19:55 | #79

    evet bencede çok uzun ödevimi yapmamda lütfen tuzunuz olsun biraz daha kısasını istiyorummmmmmmmmmm

  • abdullah
    Perşembe, Mayıs 8th, 2008 at 16:09 | #80

    eh işte idare eder.

  • damlanurkose
    Perşembe, Mayıs 8th, 2008 at 21:24 | #81

    çok hoş bu arada ben mecidiye ilk öğretim okulunda okuyorum buradan 5/d sınıfına slm söylüyorum

  • sena
    Pazar, Mayıs 25th, 2008 at 19:10 | #82

    ya çk tşkler ama çk uzun nolursunuz şunu biras kısaltın bn ödewi tamamlayamıcam yoksa nolur .ama yinede çk gsl çk tşkler:D:S

  • ertuğrulberke
    Salı, Mayıs 27th, 2008 at 21:05 | #83

    çok güzel olmuş ama çok uzun yazamadım çünkü çok uzun lütfen biraz özetleyın mutlu olurum…

  • ezgi
    Perşembe, Mayıs 29th, 2008 at 19:07 | #84

    okuyamadım bile çok uzun ben bunu yazana kadar yıllar geçer:(

  • ezgi
    Perşembe, Mayıs 29th, 2008 at 19:16 | #85

    ya çok özür dilerim okumadan karar wermişim çok güsel olmuş yorum yapanlardan esra yada çok kızdım siteyi çökertirmiş onun aradığı şeyi kimse bulamaz be bilgisayar kullanmayı bilsinde gelsin çökertirmiş hehe

  • esen
    Cumartesi, Eylül 13th, 2008 at 17:34 | #86

    bu ne biçim özet 9 sayfa yaz yaz bitmiyoooooooooooo

  • hakkı
    Perşembe, Eylül 18th, 2008 at 14:03 | #87

    ya nie bu kadar uzun zaten ödevim dolu bi de bunla mı uğraşacağım

  • dila
    Pazartesi, Eylül 22nd, 2008 at 13:50 | #88

    bence bu yazı çooooooooooooooooooooooook uzun ya lütfen bunun az olanı yokmu bu bana göre değil ödevimi nsl verecem ya

  • aysel
    Salı, Eylül 23rd, 2008 at 15:33 | #89

    diğerlerine göre kısa bile . elime acıyorum . nasl yazcm !!!!

  • Tuğba
    Salı, Eylül 23rd, 2008 at 19:44 | #90

    ya bu ne ya böyle özeti yazdım gerektiğinde bayaaa bi fazla çıktı lütfen şunun biras daha kısasını koyun siteyede ödevimizi yapalım…

  • hale
    Cuma, Eylül 26th, 2008 at 19:41 | #91

    benım msn adresım hale_95_09 bana buradan ulasabılırsınız kendıme arkadas arıyorum 20 yasındayım mersınde oturuyorum burada yazdıklarımın hepsı DOĞRU valla

  • kübra çatalkaya
    Perşembe, Ekim 2nd, 2008 at 11:16 | #92

    yaaa gerçekten çokk uzun olmuş bide ben sözlerini arıyordun ödevim için ama bulamadım onun için bir daha bu siteye girmicem haa unutmadan burdan toprak sanayi 1 ilk öğretim okulundaki 8/c sınıfına selamlar

  • koray
    Cuma, Ekim 10th, 2008 at 21:11 | #93

    msn ler görünse keşkee

  • ilayda
    Cumartesi, Ekim 11th, 2008 at 16:40 | #94

    güzellllllllllllllll………….. ama çok uzun ödevimi yaparken çoooooooooooooooook zorlanıcam

  • azrail
    Pazartesi, Ekim 13th, 2008 at 19:03 | #95

    çok güzelmiş ama çok gerekli şeyler yok atatürk resmini neden konamı