(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Ayhan, çok kalabalık bir kumsalda, denizle kumun birlestigi çizgide, yere bakarak yürüyordu. Birşeyler arar gibiydi. Onu izlerken, yerde bir taş gördüm, nedense Ayhan’ın aradığı şey buymuş gibi geldi bana. Ama Ayhan taşın yanından geçti, arkasindan seslendim, duymadı. Koştum, taşı aldım, omzuna dokunarak Ayhan’a uzattım. Birden, Ayhan da, sahildeki kalabalık da kayboldu. Kumsal aynı kumsaldı, deniz aynı denizdi. Ama benden baska hiçkimse yoktu. Duyduğum boşluk hissi yüzünden, gözyaşlarımın yanaklarımdan süzüldüğünü ayrımsadım.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[18 Kas 2007 | No Comment | ]

Lanete inanır mıyım? Bilmiyorum. Yani, bunu “hayır” diye kestirip atmak pek mümkün değil. Dilde bir karşılığı olduğuna göre, o veya bu şekilde var olmalı. Ancak, bizzat yaşamadan, böyle bir soruya “evet” diye cevap vermek de, pek anlamlı olmuyor.
“Bilmiyorum” dedim.
“Ben inanmazdım yaşamadan önce” dedi. “Yani, hala emin değilim, ama olanlara başka bir isim bulamıyorum.”

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[18 Kas 2007 | No Comment | ]

İçtim içtim içtim.. Sonra ayıldım, orkestra geldi, gidip giyindim, sahneye çıktım, şarkımı söyledim. Sesimin gerekmediği zamanlarda minik evrenimin sonsuz gerçekliğini düşündüm ve tüm seyirciler sarhoş olunca da indim sahneden.
Eski günler Kulübünün önünde bekleyen, bu sefer doğru arabaydı. Siyah Bentley Arnage.
“Maestro” dedim gülümseyip açtığı kapıdan arabaya binerken.
“ma non troppo” dedi.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[18 Kas 2007 | No Comment | ]

Elbette rüyamda Ayhan’ı gördüm. Yok,beni bu gece ziyarete gelmesinden dolayı değil.. Onu tanıdığım günden beri, yani 12 yıldır, her gece görürüm Ayhan’ı düşümde. Zaten düş tarihim, ona rastladığım gün başladı. Daha önce rüya gördüğümü hiç hatırlamıyorum. Bilmiyorum, bu ya bir büyü, ya da böylesi romantik geldiğinden bilinçaltım uydurdu bu yalanı.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[18 Kas 2007 | No Comment | ]

Onu ilk gördüğümde 14 yaşındaydım. Birkaç saat önce evden kaçmıştım ve hava kararalı çok olmuştu. Sokaklarda dolaşırken bir grup pislik musallat oldu ve tahmin ettiğiniz gibi beni ellerinden o sesin ve kucağın sahibi kurtardı, adı Ayhan. Yemin ederim, daha güzel bir adam yoktur şu dünyada. Daha sıcak bakan biri de yoktur, gözleri daha mavi olan da. Saçtığı ışığın içinde omuzları böyle başını yaslama duygusu uyandıran başka bir allahın kulu da.. Abartmıyorum, bir gün karşınıza çıkarsa anında ona aşık olacağınıza bire karşı bin koyarım. Olmazsanız, gelin alın paranızı.

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[18 Kas 2007 | No Comment | ]

Ben pek düşünmem..Yani, elbette düşünürüm de, öyle felsefe melsefe yapmam, anlamam da zaten, hayatın anlamı gibi ince meselelere kafa yormam. Kumaşım böyle. Derin biri sayılmam anlayacağınız. Sözcükleri severim, lakin soyut anlam taşıyanlarıyla pek işim olmaz. Bunu anlatırken bile zorlanıyorum, ama şöyle bir örnek versem idrak edeceksiniz; müziğin gündelik hayatımızda neye karşılık geldiği gibi bir soruya cevap arayacağıma, duş yaparken şarkı söylerim. Tamam mı?

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[18 Kas 2007 | No Comment | ]

Eski günler Kulübü’nün sandalyeleri biraz rahatsızdır. Oturma yerleri olması gerekenden daha dardır ve arkalığı da kısadır. Eskiden burada dans müzikleri çalarmış ve Madam Anuşka da pisti hep dolu görmek istermiş.Ne var ki, genç aşıklar dansetmektense bordo kadife kaplı koltuklara gömülüp koklaşmayı tercih ederlermiş. Sonunda Madam Anuşka, kapının önünden geçen bir eskiciyi çağırmış, bu koltukları alıp götürmesini söylemiş ve şimdiki sandalyeleri getirtmiş. O zamanlar hayatta olan Mösyö Percy – Madam Anuşka’nın rahmetli kocası, bir ingiliz centilmeniydi – bu işe çok üzülmüşse de, taktik işe yaramış ve o zamandan sonra Eski Günler …

Yazının Devamını okumak ve bilgi almak için tıkla »
[18 Kas 2007 | No Comment | ]
Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.