AcıtisyenAcıtisyen


Sevda işte. Nasıl olduğunu bilmiyorum. Fırtınası her baharın ortasında meyveleri talana itecek, yağmurlar içinde susuz bırakacak kadar. Zalim bir şey. İnatçı güldürmemeye yeminli bir komedyen gibi…
Tüm herkese gülüşler vaat edip sahneye çıkan sahtekar ve riyakar bir komedyen. Her sahneye çıktığında çocukluğunun acılı izlerinden kalıntıları anlatan, üzerindekileri çıkaran genelde başparmağını kullanarak yaralarını işaretle gösteren bir acıtisyen…
Böyle bir kelime yok aslında ben uydurdum “teknisyen” gibi bir şey…
Dikenin tomurcuklandırdığı ve acımasa dahi gözünüze çalınan o kırmızılıktan sonra yüzünüzü ekşittiğiniz gibi bir sızı değil…
Dolaylı olarak değil. Direk iki kaşınızın arasında atılmış. Ve kaçayım derken beyninize saplanmış bir tümör…
Gün geçtikçe büyüse de mr lardan tomografilerden gizlemek için envay çeşit oyuna başvurduğunuz bir tümör oldu bu sevda…
Saklamalıydınız. Hatta beyazlaşan saç aralarından beyninizin daha zor görüneceğini umut ettiğinizden hayıflanmıyordunuz bu keder-i kederin ak düşürdüğüne…
Zincirleriniz yoktu…
Kelepçelerde sallanmadı kollarınızda…
Gömleği ters giydirip de farklı davranışlara maruzda bırakmadılar…
Ama hastaydınız…
Ve mr’dan tomografiden gizleyecek kadar usta…
Çekilen 32 fotoğrafın hiç birine yakalanmayan ancak iyi huylu olmayan, elastiki bir tümör…
Fotoğraflar yandı…
Sanki gizleyecekti bu yaşananları…
Birlikte olduğu ve kendisinin iyi göründüğü resimlerde onu kesti, biçimsiz bir makasla biçerek…
Hiçbir biçime benzemedi…
Biçimlenmedi…
Biçti…
Sağından solundan kırpılmış bir fotoğraf kağıdı, üzerinden çok geçmediği için solgun olmayan canlı renklere sahip bir resim kaldı…
Resimlere bakarken “Nasılda mutluydum” diye içinden geçirirken bu bile mutsuz ediyordu…
Bir zamanlar ki mutluluğundan mutsuz oluyordu…
Esti…
Hatta hortumlar oldu…
Birlikte bir hortumun içinde kaybolmak istiyordu…
Şimdi elindeki hortumu sırtına vurarak kendi canını acıtıyor…
Görse kıyamazdı belki…
Ya da bilmiyorum emin değilim…
Kendiniz düşünün…
…..
Müebbet…
Ağırlaştırılmış…
Hafifletilse ne yazar…
Her şekilde tutsaksın işte…
Ya firar olmalı…
Ya af çıkmalı…
İkisi de yoksa ve bütünleşemeyeceksen…
Göğüslerini öpemeyeceksen…
Boynunda kırmızı bir leke bırakamayacaksan…
Sevişmeyeceksen kısacası…
Ağırlaştırılmış olsa ne çıkar…
Ne verse taşıyamaz mısın?
Ancak bir tek bu hasret ağır geldi değil mi?
Ve kendiniz kestiniz cezanızı…
Nerde yatarsan yat, ister bir hücrede, ister dokuda, ister organda…
Hepsi birleşince bu sistem varsa neye yarar…
Hasretsen, tutsaksın demektir…
Gerek yok gardiyana, kontrol edebilirsin kendini…
Ve avukata da ekstra para vermekte anlamsız…
Mahkeme kapsında bekleme…
Davan sona erdi…
Hasretsin…

Temirağa Demir

Acıtisyen yazısına ait etiketler : , , , ,
Acıtisyen yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Acıtisyen Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.