Acımak yokAcımak yok


Hareketlerinden sıkıntıda olduğu anlaşılıyordu. Önce bacak bacak üstüne attı. Sonra rahat edemedi herhalde, bacağını eski yerlerine koydu. Güzel alnında ter damlaları birikmiş ve sürekli öflüyordu. Dayanamadım ” Ne bu hal kızım ?” diye sordu. Gözlerini benden kaçırarak konuşmaya başladı. ” Başıma çok büyük bir dert aldım” diyerek sorununu bana makineli tüfek hızında anlatmaya başladı.

Hikayesi acıklı sayılmazdı. Hatta şımarıklık olarak bile tanımlanabilirdi. Temel olarak arkadaşlarının onun güzelliğini kıskanarak arkalarından iş çevirdiğini düşündüğünden, onlara karşı planlar yapmıştı. O yaptığı görece zeki planlarda bir süre sonra başına bir sürü iş açmış, onu içinden çıkamayacağı kötü durumlara sokmuştu. O kötü durumlar için benden yardım istiyordu. Daha doğrusu, o sorunları kendisi için göğüslememi bekliyordu benden. O zaman işte o kıza daha farklı bir gözle baktım. Gelişmiş bedenin altında hâlâ bir çocuk vardı. Ürkek, çekingen ve taptaze. O an ona çok acıdım. Bu benim zaafım olmalı. İnsanlara çabuk acıyorum. Kendi sorunlarımı unutup, onlara yardıma gidiyorum hemen. Halbuki bu konuda bencil olmak zorundayım. Neyse, ben de o kıza yardım için işe giriştim.

Bir hafta sonra, yatak döşek yatıyordum. Onun insan ilişkilerini düzenlemekten bitap düşmüştüm ve sanırım Aids ya da Kanser türü bir hastalık kapmıştım. Kızın sorunları beni bitimişti. O hastalığım boyunca yardım ettiğim kızdan hiç bir haber dahi de alamamıştım. Belki de beni bitiren oydu.

Unutulanların unutması kötü değil, asıl acı veren Unutanların unutulması.

Acımak yok yazısına ait etiketler : , , , ,
Acımak yok yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Acımak yok Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Gizlemek istediğiniz kodları buraya koyabilirsiniz. Örneğin sayyac kodu koyup ikonun görünmemesi için bu kodu koyabilirsiniz.